BEN GELDİM
Ağlaya ağlaya kapında
Ben geldim desem!
Gecikmiş bir zamanda
Mevsimin kışında
Ağla, ağla ki...
Bu yağmur,
Bir gün dinsin!
Hasrete, yokluğa;
Kendine, bana ağla
Ağla ki…
Ben seni çocukluğumda tanıdım.
Daha açmamıştı içimde fesleğenler
Ve ben seni hiç tanımazdım
Şiirler, peşime düşmezden evvel!
Ateşin yaktığını, değince tene,
Okunur bir acı sela minareden
Er kişi vardı, bugün öldü derler
Sıcacık evinden, sevdiklerinden
Bir veda etmeden, göçtü derler
Giydiği ceket, her yeri yamaydı
Çok sitem döküldü kağıda bu gece
Bir yazdım, bir sildim ardından
Bir cümlede, bin hece düştü kaleme
Bir yazdım, bir sildim ardından
Islanmasın diye ağlamadım kağıda
Şimdi sırılsıklam olmak vardı yağmurda
Topuğumdan çıka çıka ayakkabılarım
Basmak vardı çamurun tam ortasına,
Mutluluğu aralarken, dudaklarım
Akşama doğru toplasalardı beni sokaktan
Şu ölmüş virane şehir…
Duvarlarında izi tarihin
Ey susuz akan nehir!
Konuş yok mu dilin?
Burcu burcu eser yüzüme
BOŞLUK
Bir boşluğa düştüm ki bu gün
Boşluk utandı, ben utandım
Dibi yoktu, gidemedim sonuna
Yoruldum, tükendim, üşendim
Ben anlamam latteden, matteden
Bana demli bir çay getirin, çay!
Odunla pişmiş, sıcacık semaverden
Bana demli bir çay getirin, çay!
Kimi mocha sever, neyini bilmem
Keşke kalsa bir bakış, hatıra
Baksa, gülen çerçevelerden
Yıllar geçse, bana hatırlatsa
Ne güzeldi, kalanlar senden
Unutturur bir an kendimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!