Düştü, dağların ardındaki güneş
Rüzgâr suskun, bulutlar hercai
Çevirdim yönümü yitirdiğim zamana
Harlandı içimde, mazinin sönük ateşi
Anlatamıyorum kendime, cevapsızım!
Sorular var, nedenler sanki yoklukta
Sarmaşıklar gibi birbirine dolaşığım
Pişmanlıklarım, her soluk alışımda
Yapışmış gölgesi, yakamın bir yerine
Yitirmiş gömleğim, umut beyazlığını
Kadifeler gibi giriyor anılar içime,
Parçalıyor yırtarak, bendeki varlığını.
Baktığım her sima, senden bir silüet
Duvara kazınmış yazı gibi duruyor…
Mümkün mü çevirmek, haddim değil ki!
Ödediğim ağır vebal, bu amansız diyet.
Kaçtı sonraki düş, yarınım ağır yaralı
Kirpiklerim gözlerime zindan demiri
Düşmüş tırpan gibi sıratın bir ayağı
Saatler doğuruyor, sanki zebanileri
Yaslanmış fenere, karanlığında sulara.
Gece habersiz benden, sen benden habersiz
Kapılmış kalbimdeki hayasız uğultulara
Bahtım açılmış, engin deryalara dümensiz
Nerede isli, kırık lambalar ki yanmasa,
Döşense ayağıma sürgünden kar fırtınaları
Her limanın karanlığa bakan tarafında
Göreceksiniz bekleyen, bir tuhaf adamı.
Kayıt Tarihi : 24.04.2022 02:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!