1974 ermenek -Karaman doğumlu
Biz ne günler gördük, ne dar zamanlar,
İnsanı insandan seçen utansın.
Şu garip dünyada nice canlar var,
Irkına, rengine bakan utansın.
Ak mısın
Ak ım diyerek geldin başımıza
Ortak oldun ekmekle aşımıza
Acımadın gencecik yaşımıza
Yakıp yıkıp viran ettin her yeri
Turnam, buradan geçmez oldun
Kanadını açmaz oldun
Üstümüzden uçmaz oldun
Üzdüler mi seni, Turnam?
Uzaktan baksan da dumanlı başı,
Bağrında kaynıyor coşkun pınarlar;
Serttir ama asil toprağı, taşı,
Gölgesinde yiğit nesiller saklar.
Yüksek doruklarda ardıçlar durur,
Yola çıktık gece, adalet için,
Sorulur hesabı, bunca dert niçin.
Hukukun önünde, eğilmez başlar,
Ankara yolları, bu büyük göçün.
Kazanlar kaynar da dumanı tüter,
Keklik eti düşer, lezzetler yeter,
Kışın soğuğunda dertleri iter,
Dostlar bir araya gelir bu gece.
Gözlerin bir deniz gibi derin
Bakışların ırmaklar kadar serin
Aşkının ateşi yakıyor beni
Bedenimi rüzgargibi sar senin
Gözlerin bir yıldız gibi parlak,
Bir sevda masalıydı, gözlerinde can buldum,
O gülüşte kayboldum, aşkın derin denizinde.
Kalbimde çiçekler açtı, seninle baharı buldum,
Ama gölgede kaldı, ihanetin izinde.
Sevgiyle dokundukça, ruhumda yankılandı,
Aşkın uğruna
Gönül sarayına girdiğin anda,
Bir ateş tutuşur damarda kanda.
Seninle yaşamak başka bir canda,
Sultanım olursun yüce mekanda.
Selanik içinde doğdu bir güneş,
Annesi Zübeyde, babası eşsiz.
Çocukluk günleri akıp giderken,
Okul yolunda o kararlı bir iz.
Asker ocağında pişti yüreği,




-
İrfan İlhan
Tüm Yorumlarmahlas ustam çok güzel