GÜNAYDIN
Günaydın bebeğim sana günaydın
Seni gördüm yine gözlerim aydın
Güzelliğin hoştur beni çok baydın
Günaydın bebeğim sana günaydın
Girdiğin o yolun / sonu görünmez
Gönlümün ateşi / söner, serinmez
Böyle gidenlerin / izi bilinmez
Eski dostlarını / unutup gitme
Sallanıp gezersin / tozlu yollarda
Yüreğe saplanır gurbet okları,
Şu yalan dünyada çile biter mi?
Gözümde tütüyor sıla bağları,
Özlem rüzgârları essem batar mi?
Güz mü vurdu bağlarını köyüm
Kar mı düştü dağlarına gülüm
Sende benim gibi mahzunsun
Ben ellisinde, on beşinde gönlüm
Her yerin pınarlar, kocamış çınarlar
Hırsız
O büyük hırsızdı vatan satardı
Rüşvetle cebine para katardı
Kasa cüzdan koymaz hepsini yardı
Ben ağayım derdi hava atardı
İ
İkitelli bağı, onun mekanı,
Sırtında taşır o koca zamanı.
Çocuklar görünce kopar figanı,
Peşinden koşup da "miyav" derler ya.
Zalimler size ne yaptı İsmail Arı?
Tek sermayesi kalemiydi yoğu varı.
Hak yolunda bükülmedi, dimdik duruyor,
Korku bilmez yüreğinde umut baharı.
Hakikatten başka bir şey yazmadı eli,
Toros’un sırtı duman, başı kardır,
Yüce dağlar bize vatan, o yârdır,
Sırtımızda heybe, sevda o vardır,
Yörüğün özünde bitmez bir kordur.
Kıldan çadır kurduk, yüce boyumuz,
Gitme dertli yarim bahar gelecek
Bahar gelecek de dertler dinecek
Akan göz yaşını dostlar silecek
Karınlar doyacak yüzler gülecek
Gelen kırbaçladı giden hep üzdü
Toroslar’ın sarp yerinde dağ yıkılır,
Güneş görmez, derin kaya bükülür,
Sessiz sedasız kar orada dökülür,
Ağustosta buluruz biz o karı.




-
İrfan İlhan
Tüm Yorumlarmahlas ustam çok güzel