Seda yeğenim geldi bayramlaşmaya,
Gelmişten geçmişten hep saya saya.
Özlemişiz meğer, doyulmaz paya,
Neşesi can kattı bizim odaya.
Antalya yoluyla getirdi selam,
Hasretin gönlümde sönmeyen közmüş,
Yokluğun sırtımda taşınmaz gizmiş.
Meğer her bir adım seninle izmiş,
Yürüyüp yolumu bulamadım babam.
Karaman’dan ötelerde
Ermenek denen o yerde
Keçi güder tepelerde
Çobanını gördün mü hiç?
Sarp kayanın mağrur şahıdır keçi,
Ardıcın, meşenin dert ortağıdır.
Çobanın kavalı, yörüğün göçü,
Ermenek yurdunun can damarıdır.
Halayda oyunda tek tek sekersin
Yapışır sabana, ekin ekersin
Güzel günler için ağaç dikersin
Azimli çalışkan Toros Güzeli
Şimdi bizim köylerde çiçekler açar,
Kuşlar yuva yapar; keklik, tavşan, önünden kaçar,
Her ağaç "Bende varım" der, kokular saçar,
Toroslar’da bahar bir başka güzel…
Çoban, keçi sürüsünü dağlara sürer,
Anamın zoruyla o köye vardım,
Ümidim tükenip hayale daldım,
Eşiği geçince sararıp kaldım,
Derdimi kimseye dökemem inan.
Üstüne giymiş de morlu bir entari,
Gülün güzeli Yasemin çiçeği
Aydınlatır ışıığıyla geceyi
Anlatılmaz söylesen tüm heceyi
Gülün güzeli Yasemin çiçeği
Gönlümde bir sevda, dağ kadar yüce,
Hasretinle kavrulur içten içe.
Yollara düştüm , senin için yârim,
Bu aşkın türküsü, dilimde hece.
Bıraktım geride yeşil çayırı,
Gözümden düşürdüm yüksek bayırı.
Sırtımdan indirdim o boş kahırı,
Yolların bittiği yer bana yeter.
Çürümüş bu düzen, her yanı hile,




-
İrfan İlhan
Tüm Yorumlarmahlas ustam çok güzel