Hangi rüzgâr vurdu, yollar değişti
Gönül bir menzilde, yönler yabancı
Aynalar sırrını yüzüme vurdu
Yarına geç kaldık, dünler yabancı
Gönül kuşu uçtu, gurbete düştü
Gurbet ellerinde sessiz ve garip,
Yükünü bağlamış göçer bir kervan.
Zamanın elinden sabrı koparıp,
Yılları yıllara ekler bu devran.
Ankara yolunda bekledik baştan,
Kurtulduk dün gece kaygıdan taştan.
Korkumuz olmadı borandan kıştan,
Haberler müjdeli geldi barıştan.
Salonda beklerken geçtik o işten,
Bahar seli gibi akar ovaya,
Binbir çiçeklerden özü toplar arı.
Yorulmak bilmeden döner yuvaya,
Petek petek işler sarı balları.
Ah RABİA ne de çok sevmiştim seni,
Bakmadın gözyaşıma çok üzdün beni,
Ne buldun TRUMP da güce mi kandın,
Zalımsın RABİA görmedin seni seveni.
Ah RABİA karşılıksızmış aşkımız,
Van Gölü hırçındır, dalgalar ağlar,
Rojin’in ardından karalar bağlar.
Yüreğe taş bastı o yüce dağlar,
Karanlık gecede soldu fidanım,
Sustu bülbüllerim, acıyor canım.
Seda yeğenim geldi bayramlaşmaya,
Gelmişten geçmişten hep saya saya.
Özlemişiz meğer, doyulmaz paya,
Neşesi can kattı bizim odaya.
Antalya yoluyla getirdi selam,
Hasretin gönlümde sönmeyen közmüş,
Yokluğun sırtımda taşınmaz gizmiş.
Meğer her bir adım seninle izmiş,
Yürüyüp yolumu bulamadım babam.
Karaman’dan ötelerde
Ermenek denen o yerde
Keçi güder tepelerde
Çobanını gördün mü hiç?
Sarp kayanın mağrur şahıdır keçi,
Ardıcın, meşenin dert ortağıdır.
Çobanın kavalı, yörüğün göçü,
Ermenek yurdunun can damarıdır.




-
İrfan İlhan
Tüm Yorumlarmahlas ustam çok güzel