Yaşanacak kışlar vardı daha, üşüyecektik
Kar yağıp çiçek olacaktı buz sarkıtları
Cemre bekleyecektik, ha düştü ha düşecek
Saçımıza konacaktı çiğ taneleri
Ağustos akşamlarının yangınında ezanı bekleyecektik
Ferahnaz olmuş ruhlarımız iftar edecekti
Ey gafil, hayatını ebed mi sanırsın.
Ol şah-ı Süleyman eyledi terk-i dünya ki; dinle...
İnsanları önünde ram olmuş sanırsın
Kibirlenme ahbap sende bir kulsun
Nasıl dayansam bilmem bu ayrılığa
Nasıl katlansam sesinin yokluğuna
Artık güneş doğar mı bilinmez
Nasıl alışsam bilmem sessiz karanlığa
Benden çok mu sevdin
Hülyalara dalıp birlikte yanmak güzeldi
Güzeldi senin olduğun rüya da baş rol
Figuranlar girse de aramıza, oynadık
Beğenildi sanarken güzel kaybettik
Kaybetmeye alışkın iki yurek
Gülerken ağladım, gün yüzü görmedim
Eller gibi dünyadan muradımı almadım
Kırılsın kollarım sevdiğim saramadım
Ne yaşadım, ne yaşıyorum, ne yaşarım
Gülmedi felek bu bahtı karaya
Ruhu derinimde vaveylasın sen
Yüreğimin içinde süveyda...
Kalmasa da gözlerimde nem
Yaşlara sebep olansın sen...
Sen canıma can, kanıma kansın
Yaramdan fışkıran acı, gönlüme sırsın
Satır aralarında değil, satır başında olmak isterim
Bu yüzdendir hırçın oluşum, agresifliğim
Parmak ucunda degil, yürek başında olmak isterim.
Bu yüzdendir kıskançlığım, acı sözlerim
Sabahın kör ayazında yazdım seni,
Gecenin siyahında, kalbimin zerresine.
Gündüzün mavisinde sevdim seni
Hayran kaldım aşk diyen sesine
Haykıramadım adını sokağın sessizliğine
Üşüyorum karanlıktan, ürperir yüreğim
Gönlünün ışığını yak, sensin cesaretim
Aklım senle, kalbim aşkınla hayat bulur
Gönül bahçemde saklı, kardelen çiçeğim
Gel, gün ışığı karışırken yakamozlara,
Geceden belliydi karanlık olacak gündüzüm
Yeni değil akıbetim evelden sensizim
Nemli gözlerle çıkıp gelsen ansızın
Düşürsen beni dalımdan kurumuş yaprak misali
Sevgi, sevenin kalbinde gonca olur
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!