Susmak, halini arz etmenin bir yoludur.
Bazen susar insan, sevdiği insan için,
Konuşmaz, kelimeler düğümlenmesin diye,
Konuşamaz, sessizlik sığınacak limanıdır.
O liman çaresizlerin demir attığı yer,
Yüreği yanıkların serinlediği bir seki,
Sustum;
Günahlarımla, sevaplarımla
Öyle bir sustum ki, sadece toprak duysun
Umursamaz tavırları, hatalarıyla
Susturanların gözü aydın olsun
Kalabalık bir sokakta yürüyorum.
Kiminin omzu değiyor, kimi bodoslama çarpıyor.
Bir yerlere yetişmeye çalıyorlar, yüzler gülmüyor.
Çoğunun elinde telefon.
Kimi sevgisini anlatıyor, kimi de derdini.
Gözlerim, uzunca zamandır görmediği tanıdık bir yüz arıyor.
Bu yaşımda, yaşamın tam ortasında
Sanma ki öylesine seviyorum
Nede güzel durdun ömrümün ortasında
Bilirsin seni ölesiye seviyorum
Hiç dilek tutmadım hep dua ettim
Sımsıcak vücudunla ısıt bedenimi,
Çınar yaprağı kokunla al benden beni,
Gözlerinle konuş, dudaklar ıslansın,
Kadınım, ne çok özledim seni.
İpek saçların göğsüme sersen,
Korkuyorum artık
Birşeyler istemekten
Birilerini çok sevmekten
Hüzünden arınıp mutluyum demekten
Korkuyorum.
Anlamıyorum artık
Üşüyorum karanlıktan, ürperir yüreğim
Gönlünün ışığını yak, sensin cesaretim
Aklım senle, kalbim aşkınla hayat bulur
Gönül bahçemde saklı, kardelen çiçeğim
Gel, gün ışığı karışırken yakamozlara,
Gök size mi ait ki gündüz ve geceyi tezyin ettiniz.
Yeryüzü size mi tutulu ki dünyayı rapt ettiniz.
Toprak size mi verildi ki kokusuna meyl ettiniz.
Ruh bedene mi tapulu ki ömürleri ziyan ettiniz.
Sayfa sayısı belli olmayan bir kitap verdiler elimize.
Kitabın ağırlığından mı yoksa verilen ödevleri yapamama korkusundan mı daha ilk sayfasında ağladı herkes.
Kimileri ikinci sayfasında kimisi sonraki sayfalarda sesli okumaya başladı.
Eli kalem tutanlardan;
Bazıları dokuzuncu sayfada, kimi de on ikinci sayfasında yazmaya başladı.
Herkes ben olmaz, Herkes sen olmaz,
Herkes biz olamaz.
Biz diye birşey kalmadığı zaman,
Herkes ben olur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!