Doğma gün batımı güneş
Dünü bugüne döndüren dünya
Yazdığın kader çizgi topaç
Doğma belirsizliğin suçluluk duygusu
Biçareliğine yanıyor güneş
Güneşin battığı yerde gözleri kamaştırır ay ışığı
Çan çalar,çalınmış hayatlarda ertelenmiş umut
Sustukça susar şehir,sessiz kalır çığlık
Büyüdükçe büyür küçük insanların hayalleri
Gece buruk karanlıklara banklar olur yatak
saate aldan güneş
aldan
çırpınsın aldatmalar
ardında hüzzam yağmurlar
aldanan mı aldatan mı dünya?
Sana ben sekizinci gün olmak isterdim
Bırakırdım satır aralarını
Sesini duymak için işaretlerdim notaları
Zamana düşmen için susardım
Sızman için hayatıma
Büyümek için seninle
Bu şehir bu gece ölüm kokuyor
Varlığımı farketmedi beklemek
Esiyor vabalinden kaçar gibi
Kanımda adına saklanan rüzgar
Kirlendi aydınlığın bayazına astığım mavi
Sokağın şakağına sıktım bir kurşun
Karınca kütüphanesi bir ahşap yaşam
Tozlanmış rafında yanık bir koku
Önermeler sorgular tavsiyeler
Kasnak derisinde gerilmiş topuk nasırı eller
Sağ gösterip sol vuran
Soykırımın alaca kuşak darbesi
Bana bir şarkı söyle
Yok yok içten yazılan bir şiir olsun
İçinden ırmaklar aksın
Dökülsün aşsın denizleri
Yürümesin yılgın saatlere
Sensizliğin yoldaşı sessizlik
Bin cefa çektik yeter dercesine
Sökülüyor gözlerimde kaldırımlar
Bir dediğime bin olsun diye
Cenin oluyor tüm izler
Hak bedelini ödetircesine
Zaman aynasında
Kendimden mi yoksa sensizlikten mi
Biriktiriyorum senli gözyaşlarımı
Ve görmek için seni
Uyku arkası duvarlara dayıyorum geceleri
Sen girdikten sonra ruhuma
Dokunmak istesen de mavilere doğan güneşe
Seyredecek aynalar
Zamana dur diyemeyecek güzelliğin
Sessizliğine yürüyecek her doğan gün
Tenine kadeh tutacak
Kutlarım
ANT10 puan
Kutlarım
ANT10 puan
Kutlarım
ANT10 puan