Gün bitince bir gün daha başlar…
Dün dünde kalınca yarın bir başka doğar…
Bugün aklımda sadece anılar…
İçimde ise koca bir hiçlik var…
Pencerem kapalı Erguvanlar soldu…
Ben şairim bilirsin beni.
Hala sana şiir yazmadığıma şaşkınım bilesin.
Ürkek kalbim,
Korkuyor çaresiz,
Kanadı kırık serçe gibi…
Her şey önce insanda başladı
Sonra kendimizde bitti
Bütün tebessümler saklı sandığa gömüldü
Bütün samimiyetsizler yarışa girdi
İnsanlık işte orada öldü.
Kalem kadar sessizdir cümlelerim benim…
Bazen aşkla yazar,
Bazen de haince dile gelir.
Kim nerde ne yaşıyorsa yaşasın.
Biliyorum hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Ne ben seni arayacağım duraklarda,
Ne sen bekleyeceksin ankesörün başında.
Ben mazide kaybolurken,
Sen aramaya koyulacaksın.
Sonra dibi tutmuş yemeğin kokusunu duymayacak.
Ey kara toprak, ne güzel kokarsın sen öyle.
Ey kara toprak, nasıl hiç görmedim seni ben.
Hep mutlu sandım oysa seni, derinden… Derinden...
Ey kara toprak, yağmuru ne çok seversin sen.
[Instrumental]
Gölgelerle konuştum dün gece,
Sessizlik sardı bütün bedeni.
Kalabalık içinde yalnız kaldım,
Ama kalbim hep seni çağırdı.
Ben seni severken aldanmışım kendime,
Kalbimi açarken, kapatmışım perdeyi.
Bir bakışın yetti beni benden almaya,
Oysa ne çok severdim, önce kendime dönmeyi.
Keskin bir gülüş,
Keskin sirkeye bile bedel değil.
İçinde, benden kalan küçük ama
Koskoca hatırların bir nevi tozu.
Sanki insanlar karmaşık,
Kimse bilmesin,
Sana olan duygumu.
Kimse görmesin,
Sana olan tutkumu.
Üşüyorum şimdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!