Senden ayrılalı daha birkaç saat oldu sevdiğim. Biliyorum bu ayrılık her ikimizin canını yakacak. Sen sevilmeyi unutacaksın bende seni bu kadar güzel sevmeyi. Belki hayatına başka bir roman girecek benimde kalemimden başka kahraman dökülecek. Sonra hiçbir şey olmamış gibi yolumuza devam edeceğiz. Yüzüne söylemekten korktuğum onca şey vardı ki, üstü kapalı, sana bunları anlatamamış olmamın bana verdiği hissiyatı, sana tarif edemem. Şu an saat gecenin 3’üne 15 dakika var ve ben gittiğin saati aklımın bir köşesine mıh gibi yazdım. Unutmadığımı bilirsin, her seferinde sana anlattıklarımla şoke olur; “nasıl hafızanda tutuyorsun bunca şeyi, seni anlamıyorum” derdin. Oysa unutmak çok kolaydı sevdiğim, biliyor musun? Bir kere olsun “evet doğru söylüyorsun ben bu hatayı yaptım” demen yeterliydi. Ama sen ve gururun, ya da ne bileyim, "ben adamım," diye iddia ettiğin hallerinde yaptığın hataları kabul etmeyi bırak, daha da büyüyordu içimde belirsizliğin. Yalancı hallerin ve ben her gün bir daha senin yalancılığın artıyor diye düşünmelerim. Oysa ben değil miydim sana güvenen, sana inanan, sana dayanan e… şimdi çekip gitmen ve benim kal dememem buna bağlı değil mi? Şimdi sana yazdığım bu ilk mektubu nereye nasıl göndereceğimi bile bilmiyorum. Çünkü tek adresin benim yüreğimde ikamet halindeydi, şimdi hangi yüreğin ikameti olamaya gidiyorsun? Sana yine de diyebileceğim son söz. Mutlu ol ama neyse…
Ağır adımlarla yürüyorum azizim,
Yaşlanmaya niyetim olmadan.
Saat ne kadar hızlı aksa da,
Ben yaşlanmayı istemiyorum.
Sonra aynalar ve bükemediğim dizlerim,
Yorgunluk diye bir şey var
Ona yalnızlık deniliyor
Kalabalığı olanlar bile yalnız
İç dünyasıyla kavga ediyor.
Hayat, aynı bir yelpaze gibi
Koca karı öfkesinden sallar
Madam Katarina şöhretinden
Kimisi güneşin yakıcı sıcağından
Kimisi kullanmasını bilmez ama taşır çantasında.
En masum duygular
Kabre biçilmiş yaşamlar
Bir insan yok oldu bu yolda
Bir varış var bu dünyada
Acınacak hal değil bu
Biliyorum bir, başkası var…
Bunu çok geç, fark ettim…
Yüreğim senin, zannetmiştim…
Oysa sana çok inanmıştım…
Zamanım kıymetliydi bunu bilemedim…
Her şeyi biliyorum.
Adım adım ilerliyorum.
Yorgun düşlerin peşinden,
Korkmadan yürüyorum.
Saklı bahçemde asude,
Bir baharın ince sızısı vardı içimde.
Anlatılmayan güneşin esintisi gibi…
Yağmurlar zamansız akardı şehrime.
Gözlerim eşlik ederdi düşüncelerime…
Ne zaman anılar depreşse,
Sırtımda heybem.
Yıllarımı, topuklarımı,
Soğukları, açlığı,
Koyduğum heybem…
Acımasızlığı, zalimliği,
Pisliği, haksızlığı,
Hiç düşünmeden yarını,
Sanki hiç olmayacakmış gibi yaşadık.
Geçmişle yoğrulan hayatı,
Her saniye bir cümleyle hatırladık.
Geleceğe dair ölüm bile yok aklımızda,
Kaygılarımızı sanki mazide bıraktık.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!