Sana kalbimi verdim…
Bütün yaralarımla, bütün çıplaklığımla…
Ama sen…
Bir duvar gibi dikildin karşımda.
Bende ki bu sevda başka bir sevda…
Uzaktan sevmelerin ötesinde…
Sanki beklediğim değil,
Doğduğumda yazılan bir sevda.
Aynı acıları çekmemiz normal değil,
Bu yaralar ancak bu kadar güzel sarılır ondan…
[DİVAN]
Sitem-i Nefs
Ey mağrûr-u serkeş nefsim, ey bî-hudûd hicrân,
Virân eyledin sinemi, yaktın ocağımı cân.
Bu zindanların tarifi yoktur.
Her yerde insan çoktur.
Geceleri loştur.
Mevsimler puştur.
Her duvarda Volta'nın gölge izleri.
Her kaldırımda acıları vardır.
Gönül hanem figan
Ses etmez isyankâr
Bir garip hal bu
İşin içinde yalın olan ben.
Yarına selamet rüzgâr
Seni sevmenin biçare şekli bu
Çare!
Ne güzel; seni bir ibadet gibi sevmek,
El açıp rahmetini, rabbimden dilemek.
Yüreğime diken gibi batsa da, kördüğüm gibi sevmek.
Öyle bir günde gelmelisin ki,
Gökyüzünün ağlamadığı bir gün.
Güneşin kavurmadığı bir günde.
Sende yaşadığım bahar tadında,
Öyle bir günde…
Oysa ne fırtınalar kopar yüreğimde.
Yorgun düşlerimin,
Ardında saklı sayfalar.
Kalıpları kırılmış duygular.
Raflı tozlarda yamalı biblolar…
Öfkem;
Senli duvarlarımı ören,
İçinde biriken hayalleri,
Yıkılmaya yüz tutmuş duvarlara inat,
Yaşayan bir ruhsuz oda…
Saçma sapan sevmiştim oysa ben seni,
Öyle işte, saçma sapan.
Seni tanıdığım zaman ağaçları gördüm mesela,
Gökyüzü de maviymiş deniz ise berrak.
O da benim gibi ahmak işte…
Neyse doğayı karıştırmayalım da suyun da tadı varmış onu da anladım işte.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!