Sevdamı üstüme çektim yorgan niyetine…
Gönülde ne hayaller kuruldu ne bahçeler…
Alev alev yandığımı kimse görmedi içinde…
Öldüm de bittim demedim…
Demedim…
Öldüm de bittim demedim…
Çok şey var içimde.
Yaşanmışlıklar, yaşanmamışlıklar.
Pişmanlık kapı arkasında saklanır.
Yastık… Yorgan… bana sarılır.
Kekik kokusu gelir burnuma.
Köyümden uzak dağlardan.
Canımız can pazarında
Üç beş kuruşa…
Bilmez fani, baki olan hayatın kıymetini,
Sonra diz çöker mahşer toprağında.
Aşikârdır oysa
Güneş, kamer durur tepesinde.
Yıllar geçti hasretinle,
Tutuşurum özleminle.
Her gün yanarım izinle,
Suskun kalbim yar isminle.
Gözlerimdeki yaş sana,
İçim içimden geçiyor.
Hayat sanki aşk ile kavga ediyor.
Herkes ya da herkesler seviyor,
Ve ben bu yoksulluğu iliklerime kadar hissediyor.
Bir güzergâh, acelesi olmayan ufuk.
Bekleyeni mabet,
Aşikârda yafta,
Bilinmeyenin içinde bir Utku,
Tecrit edilmiş bir kul.
Yıllar sonra bir kaldırımda ve yağmur altında birbirlerine rastladılar, kadının saçları kısalmış, adamın sakalları uzamış.
ADAM
Merhaba kadifem, değişmiş güzelleşmişsin.
Eskisi gibisin aslında ama şimdi farklı olmuşsun.
Yorgun ve yılgın bir hal bu…
İçinde ısmarlaması zor bir hayat…
Ve sustukları dökülür kaleme…
Ne yazarsa yazsın susturmazsın…
İçindeki fırtınayı haykırır…
Kalem usanmaz, yazar bıkmadan…
Yar yoluna düştüm…
Ama sen dönmedin!
Benim gözlerimden taşan derdi görmedin,
Bugün çok dertliyim
Sormayın bana nedendir diye
Kimilerine mezarlıkları açılır
Kimileri mezara giremez diye
Sonunu bilemediğin bir hayatın




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!