kış çoktan geçti,
bunlar da baharın son günleri.
sobe yapıp kaçmak,
darılıp gücenmek yok.
önüm arkam
sağım solum
cemre,
demişlerdi ha düştü
ha düşecek.
sevinmiştim,
kimbilir bana
neler getirecek.
oruca gebe sahurlarda,
nişanlısına
aşk mektubu yerine
ilahiler yazar,
ekinde yine ilahiler gönderirdi,
tarsuslu oda arkadaşı.
hiç bitmeyecekmiş gibi,
ufka doğru
kıvrılıp giden
yosun tutmuş
zig-zaglı yıllar
çıkmaz yollar..
baştan çıkaran,
bazen
bir kokudur.
bazen
çıplak bir ten.
bazen de
gecenin bir vakti,
sırtı kambur beyaz kedi.
arkasında far ışığı,
duvarda silueti.
yerleri süpürüyor
sütten kesik memeleri.
hiç aklıma gelmezdi
otuz sene önceki
sıralarda oturup,
otuz sene önceki
heyecanı duyacağımız.
geriye bakmak yok artık,
bu güzelim bahar günü
hiç can sıkılır
hayattan bıkılır mı?
yediğin önünde
yemediğin arkanda.
peşinden yok koşturan da.




-
Osman Bahadır Cemoğlu
Tüm YorumlarÜstat; birbirinden güzel bu yapıtları, sanal alemin gizeminden kurtarıp yapraklar üzerinde ölümsüzleştirmeyi hiç düşündünüz mü? .. Sözcükler, mısralarınızda can bularak adeta vals yapıyor...Piştiğiniz, mısralarınızda açıkça görülüyor. Hatta, hatta yanıyorsunuz! .. Bence adınız artık Türk Edebiyatı ...