vakit bulup,
gidebilsek
'yapamadıklarımıza.
Çeşm-i Cihan'da
mola verip
mezgit yesek,
kasabada
kavruk bir ırmak
kendi halinde
akar da akar
rahatsız etmez Kavağı.
üstünde çivileri çıkmış,
yıldızlar sönük
gece güneşi tepsi gibi bu gece.
etraf gümüşi bir aydınlık.
kuytu köşelerde
karanlığın tonları.
ve gökyüzü pırıl pırıl.
birbirinden habersiz
canlardık
ayrı bedenlerde.
bedenler birleşti,
canlandık...
yosun kokusu,
ve dalgalar.
kulağımda deniz kabuğu,
denizde mehtap,
mehtapta yakamoz.
kumsalda izler..
sarhoş harflerle
sarmaş dolaş,
solmuş fotoğrafa sevdalı
boynu bükük
gül kurusu.
önce
yağmur
ve sonrası.
gecenin bu vaktinde
bu kadar güzel
kokar mı ıhlamur.
bahçeye,
doğduğumda kırmızıydı
dört bir yanımda.
sarıydı safran gibi
önce sağımda.
sonra sarardı soldu
sol yanımda.
bir daha
kim bilir ne zaman,
nerede
geliriz bir araya.
merhaba,
eski dostlar.




-
Osman Bahadır Cemoğlu
Tüm YorumlarÜstat; birbirinden güzel bu yapıtları, sanal alemin gizeminden kurtarıp yapraklar üzerinde ölümsüzleştirmeyi hiç düşündünüz mü? .. Sözcükler, mısralarınızda can bularak adeta vals yapıyor...Piştiğiniz, mısralarınızda açıkça görülüyor. Hatta, hatta yanıyorsunuz! .. Bence adınız artık Türk Edebiyatı ...