muhteşemdi dolunayın,
lime lime olmuş bulutların
arasından yavaşça sıyrılışı.
dolunayın zaferi,
bulutların kaçışı.
örtülü gecede
gecenin yarısında
bilgisayar başında
yaptığım yolculukta
Nietzsche ve Kant adında
gezginlerle tanıştım.
Kantı tanıyor gibiydim,ama
feylesoftu,
hem akıllı
hem de uslu.
çok uzaklarda
yokuş aşağı yuvarlanan
kızıl elmalar peşindeydi usu.
çok geç,
ama anladım.
gözlerden uzak olan
gönülden olmazmış meğer.
yıllar unutturur sandım,
gönlümü sarıp sarmaladım,
çapkın
güneşe aldanıp
bahar sarhoşluğu içinde
kış uykusundan uyandılar.
geç kalan bahardı
erken gelen ise
ayvada çok çiçek var
bu sene.
meyvası bol olacak
desene.
ya kış?
sert geçecek o halde.
elde on iki numara
tek kırma düzce,
sazlıklarda dolaşırdık.
aniden havalanan
bir türlü vuramadığımız
yeşil başlar peşinde.
çığlık attı,
telaş içinde martılar.
ellerinde mendiller
vapuru heyecanla karşıladı
seyyar satıcılar.
tek başına,
öylece oturuyordu masada.
yalnız görünüyordu,
ama başı kalabalıktı aslında.
bir deste kağıt,
bir paket nemli sigara çıkardı
iki kapılı
LC devreleri,
el şeklinde
döküm tokmaklar..
görüntülü ziller,
ve hayatın evreleri.




-
Osman Bahadır Cemoğlu
Tüm YorumlarÜstat; birbirinden güzel bu yapıtları, sanal alemin gizeminden kurtarıp yapraklar üzerinde ölümsüzleştirmeyi hiç düşündünüz mü? .. Sözcükler, mısralarınızda can bularak adeta vals yapıyor...Piştiğiniz, mısralarınızda açıkça görülüyor. Hatta, hatta yanıyorsunuz! .. Bence adınız artık Türk Edebiyatı ...