fidandık,
anılarla sulandık,
boy attık.
yıllar geçti,
dal budak saldık.
sonunda çınar olduk.
ateş oldum,
kıyıp da yakamadım.
hasretinden
için için
yandım,
kül oldum..
yine yağmurlu
bir gece,
yine yağmurlu
bir ölüm.
gözlerim yarı açık
ama her şeyi görüyorum.
biliyorum özlediniz,
bekliyorsunuz beni.
merak etmeyin,
hal hatır sormadan geçmeyeceğim.
yaşlandığınızı,
yok olduğunuzu görüp
yüreğinde fırtınalar eserdi,
maviydi gözleri.
ganyanlarla karışık
yosun yeşiliydi
düşleri..
ne kadar da içten
yarasa uçuşlarının akşamında
uzun uzun vadiye baktı.
yeşil renk değiştirmişti
gün batımında.
bir bardak,
bir bardak daha içti.
Yıllar önce,
Kimbilir sen nerede,
Ben nerede?
Şimdi,
Ben yeşil yorganlı yatakta.
Sen,
doğdum.
doğar doğmaz
bir yüz gördüm,
şimdi unuttuğum.
daha sonra
yüzlerce yüz..
gökyüzünü kaplayan
yağmur yüklü bulutlar
neden şaşırtıyorsunuz beni.
bahar yağmurları beklerken
nedir gökyüzünden inen,
hiç böyle kıpkırmızı olmazdı




-
Osman Bahadır Cemoğlu
Tüm YorumlarÜstat; birbirinden güzel bu yapıtları, sanal alemin gizeminden kurtarıp yapraklar üzerinde ölümsüzleştirmeyi hiç düşündünüz mü? .. Sözcükler, mısralarınızda can bularak adeta vals yapıyor...Piştiğiniz, mısralarınızda açıkça görülüyor. Hatta, hatta yanıyorsunuz! .. Bence adınız artık Türk Edebiyatı ...