Nevin Akbulut Şiirleri - Şair Nevin Akbulut

Nevin Akbulut

Gözlerimden kahve içmek isteyen adam
Bir daha kimse bakamayacak gözlerime böyle puslu ve kahverengi
Kırk yıllık hatırı olan kahvemiz çoktan doldurdu son kullanma tarihini
Gözlerim bir daha bu kadar kahverengi olmayacak,
Sen o kadar baktın ki,
Rengini ç/aldın kahvemin,

Devamını Oku
Nevin Akbulut

Bir anlamı olmalıydı sabahların
Güneşe bakıp buz tutan yüreklerin
Çözülmeyi bekleyen buzulun ve ellerin
Sabahların bir anlamı olmalıydı
Ve pas tutan zamanın
Hangi suda paslaştığının bir nedeni

Devamını Oku
Nevin Akbulut

Özlemlerim can çekişse yerde
Kaldıran olur mu?

Uyku hapları fayda etmiyor uykusuz gecelerime
Şimdi ölsem
Otopsim yapılsa

Devamını Oku
Nevin Akbulut

Hayal ile gerçek arasında bir koşturmaca bir telaş
Kolonya içsem biraz
İçim ferahlasa
İlaç içmeyi bıraktım, iyi gelmiyor artık ilaçlar

Yaralara şifa olacağını zannettiğimiz ilaçlar

Devamını Oku
Nevin Akbulut

Her gidişte farklı bir renge bürünüyor yüreğim,
Düş değil, hayal değil,
Gerçek gibi..
Bekliyor yüreğim dönüşünü..

Her tanıdığım yüz başka bir renkle

Devamını Oku
Nevin Akbulut

Yürüyorum
Hayat devam ediyor
Her sabah güneş yeniden doğuyor
Yürüdükçe yoruluyorum ama hayat devam ediyor

Yolda gördüğüm kadın cesetlerini saymazsak

Devamını Oku
Nevin Akbulut

Bana Suskun’sun, herkese konuşurken,
Bana konuşurken, kimseye susmadın…
Susamadın…
Hep Ben Sustum,
Hep Sana Susadım…

Devamını Oku
Nevin Akbulut

Çocukluğumdaki Kar’lar bunlar..

Lapa lapa arada rüzgar sesiyle birlikte.. Ben teneke sobamızın başında oturuyordum. Arada kedi gibi uzanıyordum, sobanın arkasındaki mindere. Yanaklarım kıpkırmızı olurdu önceleri, şimdi ne kadar yanarsam yanayım kızarmıyor. Çok mu büyüdüm de böyle oldum.. Artık kızaracak kadar küçük mü değilim? Yoksa yandım da mı çok belli olmuyor kızarıklarım…

Kar yine de çocuklukta bambaşkaydı, O minik bahçemiz bembeyaz olurdu, ağaçların dallarına bile karlar yerleşirdi, aile kurar ev yaparlardı günlerce. Bazen bir kuş yuvası bile kardan ev olurdu.. O bahçe meğer ne kadar da küçücükmüş, büyüyünce anladım küçüklüğünü. Oysa bana ne kadar da büyük gelirdi, küçük adımlarımla koşar koşar bitiremezdim. İncir ağacı vardı bir tane.. Yaşlıydı.. O da bembeyaz olurdu, zaten kışın hangi ağaç olduğunu anlayamazdım bile. Malum çocukluk kim bilir neler kurardım aklımdan. Evimizin hemen karşısında kocaman bir mezarlık vardı, Kaç yüz yıllık ağaçlar vardı, hep annemlere yaşlarını sorardım o ağaçların, her defasında da “Ne kadar büyükler” derdim hayretle.

Devamını Oku
Nevin Akbulut

Şimdi pencerenin kenarına bir sandalye çekip, oturma vaktidir. Eline bir fincan en sıcağından çay ama demleme hem de semaverde.. Bir eline de çikolata.. Gözün hep dışarıda olmalı tam da şuan da, hafif güneş vuruyor pencereme.. Bembeyaz karların üzerinden.. Ama erimesin ne olur, biraz daha gitmesin kar.. Bak tam da hayallere dalıyordum, çocukluğuma iniyordum tam da…

Hani anneciğim beni uyutmaya çalışıyordun da uyumamıştım… Kardan dolayı, karı bırakıp da uyulur mu be anne.. Zaten küçükken uyumayı hiç sevmezdim, şimdi de pek sevdiğim soylenemez ama..
Uykum hiç gelmezdi küçükken, zorla uyuturdu annem beni.. Bir defa yine böyle bir gün, uyumayacağım diye tutturdum. Dışarı çıkacağım karlara dokunacağım diye bağırıyorum.. Annem de ben üşümeyeyim diye eline aldı leğeni, dışarı çıktı bir sürü kar doldurdu, getirdi içeriye. Dünyalar benim olmuştu. Çocukken bir leğen kar ile sevinebiliyorduk. Şimdi kamyonlarca kar gelse ne kadar seviniriz. Yine de seviniyorum bu sabah.. Çocukluğumdan kalma bir sevinçle. Kırmızı fırfırlı elbisemi hatırladım.. Ne güzeldi, Turistler fotoğrafımı çekmeye çalışıyorlardı da babam izin vermiyordu.

Bir tane teneke sobamız vardı o dönem.. Yandım mı gürül gürül yanar, öyle ısınırdım ki, hala hissederim o sıcaklığı, yanaklarım yanar kıpkırmızı olurdu, tabi o zamanlarda böyle kansızlık gibi problemlerim de yoktu, çok sağlıklı bir çocuktum.. Neyse ben bir leğen karı görünce nasıl sevindim.. Annemle beraber kardan baba, kardan anne, kardan çocuklar yaptık … Sonra annem dedi ki; “Hadi şimdi uyu, uyanınca oynarsın bunlarla”

Devamını Oku
Nevin Akbulut

İğreti ama bir o kadar da arsız bir gülümseme dudağımda,
Daha çok sağ yanağıma kayan bir gülümseme.

Bak ve gör!
Takmıyorum olmayışını
Sensizliği boşluğa bıraktım şimdi sahipsiz en az senin kadar

Devamını Oku