'...fakat derin sebep başka idi...Bu da şuydu ki onlar Swann da prenses de Sagan'ın gülünç,Cottard'ın yaptığı şakaların tuhaf olmadığını bizzat kandisi için sessizce itiraf ve teyide devam ettiği hususi,içine nüfuz olunmaz bir sahanın ve nihayet,sevimliliğinden hiçbir suretle inhiraf ve onların doğmalarına isyan etmemiş olmakla beraber,bunları ona kabul ettirmede,onu bunlara tamamiyle inandırmada -benzerine hiç kimsede rastlamamış oldukları- bir imkansızlığın mevcudiyetini çabucak hissetmişlerdi...'
'...evvela bütün vücudunun gölgesini görmüştüm: İnce ve zayıf,kendini bırakan,hafif dalgalı,bol ve uzun bir rop içinde kenar çizgileri belirsizleşen ve maddiyeti kaybolan titrek bir vücut ki,daima ileriye doğru uzanan boynunun üstünde hareketsiz duran ve omuzlariyle beraber dönen sabit başının ifşa ettiği sebat hatta inat ve ısrar duygusuna dikkat edilmezse bütün kuvvetleri boşalmış olduğuna hükmedilebilir; fakat ruhi merkezlerden idare edildiği görülen bu itaatli uzviyetin başla alakası hemen anlaşılıyor ve tabiiye pek yakın bir kendini bırakış içinde insiyaki bir tabiye ile enerjisini gizlediği seziliyordu...'
Thy hand, Belinda; darkness shades me, On thy bosom let me rest, More I would, but Death invades me; Death is now a welcome guest. When I am laid in earth, May my wrongs create No trouble in thy breast; Remember me, but ah! forget my fate...
Denver...
'...fakat derin sebep başka idi...Bu da şuydu ki onlar Swann da prenses de Sagan'ın gülünç,Cottard'ın yaptığı şakaların tuhaf olmadığını bizzat kandisi için sessizce itiraf ve teyide devam ettiği hususi,içine nüfuz olunmaz bir sahanın ve nihayet,sevimliliğinden hiçbir suretle inhiraf ve onların doğmalarına isyan etmemiş olmakla beraber,bunları ona kabul ettirmede,onu bunlara tamamiyle inandırmada -benzerine hiç kimsede rastlamamış oldukları- bir imkansızlığın mevcudiyetini çabucak hissetmişlerdi...'
sevmiş bulundum güzelim gayrı ne çare...
Suya gider bir incecik yolu var
Altın kemer takmış ince beli var
Söylerim söylemez canım tatlı dili var
Ay da doldu göremedim yar seni...
'Les Parapluies de Cherbourg' (1964)
Jacques Demy
bkz: güler misin ağlar mısın
'...evvela bütün vücudunun gölgesini görmüştüm: İnce ve zayıf,kendini bırakan,hafif dalgalı,bol ve uzun bir rop içinde kenar çizgileri belirsizleşen ve maddiyeti kaybolan titrek bir vücut ki,daima ileriye doğru uzanan boynunun üstünde hareketsiz duran ve omuzlariyle beraber dönen sabit başının ifşa ettiği sebat hatta inat ve ısrar duygusuna dikkat edilmezse bütün kuvvetleri boşalmış olduğuna hükmedilebilir; fakat ruhi merkezlerden idare edildiği görülen bu itaatli uzviyetin başla alakası hemen anlaşılıyor ve tabiiye pek yakın bir kendini bırakış içinde insiyaki bir tabiye ile enerjisini gizlediği seziliyordu...'
What am I to do with my life?
(You will find it out don't worry)
How am I supposed to know what's right?
(You just gotta do it your way)
I can't help the way I feel...
'Caesar and Cleopatra' (1945)
Gabriel Pascal
Fransız Süiti No.1
Menuet II...
Gould'dan...
Thy hand, Belinda; darkness shades me,
On thy bosom let me rest,
More I would, but Death invades me;
Death is now a welcome guest.
When I am laid in earth,
May my wrongs create
No trouble in thy breast;
Remember me, but ah! forget my fate...