'...mesela,o devirde tanış olduğum bir kimseyi zaman zaman,tekrar görmek arzusuna kapılır ve bundan dolayı da,gönlümde,eski bir muhabbetin tazeliğine hükmederken,bu kimsenin hakikatte,bana akdikenli çitleri hatırlatmaktan başka bir kıymeti olmadığını ve bu iştiyakın o eski yerlere bir seyahat arzusundan ibaret bulunduğunu anlayamamışımdır...Bununla beraber,gene Meseglise ve Guermantes semtlerinde aldığım o birbirine karışmış duygulardır ki,bugünkü heyecanlarımla birleşip kaynaşarak bunlara bir temel teşkil etmekte; bunlara,diğerlerinde bulunmayan bir derinlik,bir genişlik vermekte ve aynı zamanda,yalnız benim farkına varabileceğim bir füsun ve mana da katmaktadır...Bu sayede,bazı yaz geceleri,ahenkli gökyüzü,birdenbire bir yırtıcı hayvan sayhasiyle gürlemeğe başlar ve herkes bir köşede can sıkıntısından surat asıp pineklerken,ben kendimi Meseglise semtinde yapayalnız hisseder ve yağan yağmurun tıkırtıları arasında göze görünmez Leylak kümelerinin inatçı kokularını vecd ile koklayarak kendimden geçerdim...
İşte böylece,Combray'de geçen zamanı,o uykusuz gecelerimin üzüntülerine rağmen hasretle yadederek ve henüz birkaç ay önce,bir fincan çayda bütün eski tadını -bir Combray'lı olsaydım buna 'koku' derdim- taptaze bulduğum nice güzel günlerin hayaline dalarak sabahı ettiğim olurdu...'
-Onlar için ne yapacaksın?
-Biraz belirsiz,efendim...Durumu değerlendireceğim...
-Bu zor olmayacak...Durum berbat...
'...ölüme ve güneşe sabit bir gözle bakılamaz...'
BWV 831
Rosalyn Tureck'den...
'...en küçük şeylerin manası içimde o kadar büyümeye başladı ki...'
bkz: Walter Gieseking
'Zerkalo' (1975)
Andrei Tarkovsky
'Amarcord' (1973)
Federico Fellini
'A Short Film About Killing' (1988)
Krzysztof Kieslowski
'...mesela,o devirde tanış olduğum bir kimseyi zaman zaman,tekrar görmek arzusuna kapılır ve bundan dolayı da,gönlümde,eski bir muhabbetin tazeliğine hükmederken,bu kimsenin hakikatte,bana akdikenli çitleri hatırlatmaktan başka bir kıymeti olmadığını ve bu iştiyakın o eski yerlere bir seyahat arzusundan ibaret bulunduğunu anlayamamışımdır...Bununla beraber,gene Meseglise ve Guermantes semtlerinde aldığım o birbirine karışmış duygulardır ki,bugünkü heyecanlarımla birleşip kaynaşarak bunlara bir temel teşkil etmekte; bunlara,diğerlerinde bulunmayan bir derinlik,bir genişlik vermekte ve aynı zamanda,yalnız benim farkına varabileceğim bir füsun ve mana da katmaktadır...Bu sayede,bazı yaz geceleri,ahenkli gökyüzü,birdenbire bir yırtıcı hayvan sayhasiyle gürlemeğe başlar ve herkes bir köşede can sıkıntısından surat asıp pineklerken,ben kendimi Meseglise semtinde yapayalnız hisseder ve yağan yağmurun tıkırtıları arasında göze görünmez Leylak kümelerinin inatçı kokularını vecd ile koklayarak kendimden geçerdim...
İşte böylece,Combray'de geçen zamanı,o uykusuz gecelerimin üzüntülerine rağmen hasretle yadederek ve henüz birkaç ay önce,bir fincan çayda bütün eski tadını -bir Combray'lı olsaydım buna 'koku' derdim- taptaze bulduğum nice güzel günlerin hayaline dalarak sabahı ettiğim olurdu...'
Fingal Mağarası Uvertürü...