En'âm Suresi 48-49. ayetleri, peygamberlerin müjdeleyici ve uyarıcı görevlerini vurgular. İman edip hâlini düzeltenlere korku ve hüzün olmadığını (48), âyetleri yalanlayanlara ise fasıklıkları (günahkârlıkları) sebebiyle azap dokunacağını (49) belirtir; bu ayetler peygamberlerin tebliğ vazifesini ve ilahi adaleti açıklar. kuranvemeali.com kuranvemeali.com +3 En'âm Suresi 48. Ayet Meali: "Biz peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Dolayısıyla kim iman eder, hâlini ve yolunu düzeltirse onlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir". kuranvemeali.com kuranvemeali.com En'âm Suresi 49. Ayet Meali: "Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıkmaları (fasıklık yapmaları) yüzünden onlara azap dokunacaktır". kuranvemeali.com kuranvemeali.com +1 Öne Çıkan Tefsir Detayları: Görev Tanımı (48. Ayet): Peygamberlerin temel görevi mucizeler göstermek değil, Allah'ın emirlerini tebliğ etmek, inanları müjdelemek ve inkarcıları uyarmaktır. Kurtuluş Şartı (48. Ayet): Kurtuluş, sadece kuru bir imanla değil, aynı zamanda nefsi ıslah etmek, davranışları düzeltmek (salih amel) ile mümkündür. Azabın Sebebi (49. Ayet): Allah'ın ayetlerini yalanlamak ve bu inkarla birlikte günah işleyip (fasıklık) yoldan çıkmak, azabı hak etme sebebidir.
Dilleri Eğip Bükmek: Kelimelerin anlamını kaydırmak veya aslına uygun okumamak. Amaç: İnsanları yanıltmak ve batılı hak gibi göstermek. Yalan: Allah adına yalan söyleyerek insanları aldatmak.
yani -es selam desem de allah seni cehenneme atacak felsefesiyle asla doğru konuşmazlar veya allh ne istersem yapacak diye okur gibi yaşarlar
ne yazık ki onlar akıl sahte içerikli bir vahiy değildir
"Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. "Bu Allah katındandır" derler, oysa Allah katından değildir. Allah'a karşı, bile bile yalan söylerler."
"Sonra siz (öyle kimselersiniz ki), ahde vefasızlık ederek birbirinizi öldürüyor, içinizden bir grubu yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı günah ve düşmanlıkta yardımlaşıyor, esir düştüklerinde fidyelerini vererek onları kurtarıyorsunuz. Oysa onları yurdlarından çıkarmak size haram kılınmıştı. Yoksa siz Kitab’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında rezillikten, kıyamet gününde ise en şiddetli azaba uğratılmaktan başka nedir ki? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir." Bakara
Allah'ın bizimle (müminlerle) beraber olduğunu, yardımını ve yakınlığını ifade eden en meşhur ayet Tevbe Suresi 40. ayettir. Hicret sırasında Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Hz. Ebubekir'e söylediği "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir" (Lâ tahzen innallahe meânâ) ifadesi, Allah'ın müminleri desteklediğini ve koruduğunu vurgular. kuranvemeali.com kuranvemeali.com +2 "Allah Bizimle Beraberdir" Ayeti (Tevbe 40) Arapça Okunuşu: "...Lâ tahzen innallâhe meânâ..." Meali: "...Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir.". Açıklama: Bu ayet, özellikle zorluk anlarında Allah'ın yardımının ve inayetinin müminlerin üzerinde olduğunu hatırlatır. kuranvemeali.com kuranvemeali.com +3 Allah'ın Yakınlığı ve Yardımına Dair Diğer Ayetler Bakara Suresi 186: "Kullarım sana beni sorduklarında (bilsinler ki) ben onlara çok yakınım..." Kaf Suresi 16: "...Biz ona (insana) şah damarından daha yakınız." Enfal Suresi 19: "...Şüphe yok ki Allah müminlerle beraberdir."
dostların terk eder bir tek arkadaşın kalmaz halini soranlar anlamaz sevdiğin şeyler onaylanmaz sevmediğin yerlerde iftiralar olur kalemin aynı kağıdı bilemez kaybettiklerinin telâfisi olmaz cennette
Bir kitap kalır.
Ama her okuyan onu yeniden yazar.
Aramızda kitap değişmez;
değişen insandır.
İradesini hakikate çevirmeyen akıl,
kendini yarım bırakır.
Çünkü söz aynı kalır,
ama insan sözün içinde ya yükselir ya düşer.
Toplumda konu kapanır gibi olur.
Ama aslında kapanan konu değil, insanın bakışıdır.
Bir kitap kalır.
Ama her okuyan onu yeniden yazar.
Metin sabit
İnsan onu değiştiriyor
Ama insanın yönelişi de anlamı belirliyor
Akıl bazen arar
Bazen yanılır
Bazen de reddeder
DENEMELER
En'âm Suresi 48-49. ayetleri, peygamberlerin müjdeleyici ve uyarıcı görevlerini vurgular. İman edip hâlini düzeltenlere korku ve hüzün olmadığını (48), âyetleri yalanlayanlara ise fasıklıkları (günahkârlıkları) sebebiyle azap dokunacağını (49) belirtir; bu ayetler peygamberlerin tebliğ vazifesini ve ilahi adaleti açıklar.
kuranvemeali.com
kuranvemeali.com
+3
En'âm Suresi 48. Ayet Meali:
"Biz peygamberleri ancak müjdeci ve uyarıcı olarak göndeririz. Dolayısıyla kim iman eder, hâlini ve yolunu düzeltirse onlara hiçbir korku yoktur, onlar üzülecek de değillerdir".
kuranvemeali.com
kuranvemeali.com
En'âm Suresi 49. Ayet Meali:
"Âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, yoldan çıkmaları (fasıklık yapmaları) yüzünden onlara azap dokunacaktır".
kuranvemeali.com
kuranvemeali.com
+1
Öne Çıkan Tefsir Detayları:
Görev Tanımı (48. Ayet): Peygamberlerin temel görevi mucizeler göstermek değil, Allah'ın emirlerini tebliğ etmek, inanları müjdelemek ve inkarcıları uyarmaktır.
Kurtuluş Şartı (48. Ayet): Kurtuluş, sadece kuru bir imanla değil, aynı zamanda nefsi ıslah etmek, davranışları düzeltmek (salih amel) ile mümkündür.
Azabın Sebebi (49. Ayet): Allah'ın ayetlerini yalanlamak ve bu inkarla birlikte günah işleyip (fasıklık) yoldan çıkmak, azabı hak etme sebebidir.
hangi cümleyi okusan allah diyen zihnin allah der ama
hangi cümleyi konuşsan allah diyen kalbin allah demez
ne yazık ki
oysa ki herkes merak içinde, kim bu şeytan aslında diye aptal gibi konuşursan
asla allah demeyeceğin nettir
ben seninle konuşmuyorum ki sen beni duyuyorsun diyen biriysen
cehennem adına söz aldın anlamında
bunları bilmemek de büyük bir ayıptır
Dilleri Eğip Bükmek: Kelimelerin anlamını kaydırmak veya aslına uygun okumamak.
Amaç: İnsanları yanıltmak ve batılı hak gibi göstermek.
Yalan: Allah adına yalan söyleyerek insanları aldatmak.
yani -es selam desem de allah seni cehenneme atacak felsefesiyle asla doğru konuşmazlar
veya allh ne istersem yapacak diye okur gibi yaşarlar
ne yazık ki onlar akıl sahte içerikli bir vahiy değildir
"Onlardan öyleleri vardır ki, dillerini kitaba doğru eğip bükerler, siz onu (bu okur göründüklerini) kitaptan sanasınız diye. Oysa o kitaptan değildir. "Bu Allah katındandır" derler, oysa Allah katından değildir. Allah'a karşı, bile bile yalan söylerler."
Ali İmran
"Sonra siz (öyle kimselersiniz ki), ahde vefasızlık ederek birbirinizi öldürüyor, içinizden bir grubu yurtlarından çıkarıyor, onlara karşı günah ve düşmanlıkta yardımlaşıyor, esir düştüklerinde fidyelerini vererek onları kurtarıyorsunuz. Oysa onları yurdlarından çıkarmak size haram kılınmıştı. Yoksa siz Kitab’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında rezillikten, kıyamet gününde ise en şiddetli azaba uğratılmaktan başka nedir ki? Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir."
Bakara
Allah'ın bizimle (müminlerle) beraber olduğunu, yardımını ve yakınlığını ifade eden en meşhur ayet Tevbe Suresi 40. ayettir. Hicret sırasında Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) Hz. Ebubekir'e söylediği "Üzülme, çünkü Allah bizimle beraberdir" (Lâ tahzen innallahe meânâ) ifadesi, Allah'ın müminleri desteklediğini ve koruduğunu vurgular.
kuranvemeali.com
kuranvemeali.com
+2
"Allah Bizimle Beraberdir" Ayeti (Tevbe 40)
Arapça Okunuşu: "...Lâ tahzen innallâhe meânâ..."
Meali: "...Üzülme, şüphesiz Allah bizimle beraberdir.".
Açıklama: Bu ayet, özellikle zorluk anlarında Allah'ın yardımının ve inayetinin müminlerin üzerinde olduğunu hatırlatır.
kuranvemeali.com
kuranvemeali.com
+3
Allah'ın Yakınlığı ve Yardımına Dair Diğer Ayetler
Bakara Suresi 186: "Kullarım sana beni sorduklarında (bilsinler ki) ben onlara çok yakınım..."
Kaf Suresi 16: "...Biz ona (insana) şah damarından daha yakınız."
Enfal Suresi 19: "...Şüphe yok ki Allah müminlerle beraberdir."
allah dilediğini cehennemden kurtarmıyor
şeytana musallat etmiyor da
sen allah ım beni cehennemde beni de şeytanla diye
kafamın içinde allah diyen beynimde
lanet ediliyorsun bence de
koşarak şehrin içindeki aynı delikte
cehennemi de abartmayabilirim ben
ama cehennem abartılmayacak bir şey değil
OKURSAN
o konu öyle olmasa cennette -şeytanlar bilir ruh eşini
o yüzden de öyle
dostların terk eder
bir tek arkadaşın kalmaz
halini soranlar anlamaz
sevdiğin şeyler onaylanmaz
sevmediğin yerlerde iftiralar olur
kalemin aynı kağıdı bilemez
kaybettiklerinin telâfisi olmaz cennette
allah dememenin