"Şairlere uyan sapıklar" ifadesi geçen ayet, Kur'an-ı Kerim'in 26. suresi olan Şuarâ Suresi'nin 224. ayetidir. Açık Kuran Açık Kuran +1 Ayetin meali genel olarak şu şekildedir: "Şairlere gelince, onlara da sapıklar/azgınlar uyarlar." (Şuarâ, 26/224) .::Türkçe Kur'an Mealleri::. .::Türkçe Kur'an Mealleri::. +2 Ayetle İlgili Temel Bilgiler: Bağlam: Bu ayetler (224-227), o dönemde İslam peygamberini hicveden (alay eden) ve insanları yanlış yönlendiren şairler üzerine nazil olmuştur. Anlamı: Şairlerin hayal dünyasında yaşadıkları, her vadide (konuda) gezindikleri ve söyledikleriyle insanları gerçeklerden saptırarak peşlerinden sürükledikleri ifade edilir. İstisna: Hemen ardından gelen ayetlerde (227. ayet), iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çokça anan ve haksızlığa uğradıktan sonra hakkını savunan şairlerin bu hükmün dışında olduğu belirtilmiştir
cehennem - cennet - araf bu sıralamada kıyamet sapıktır
cennet - cehennem - araf bu sıralamada kıyamet yakındır
araf - cennet - cehennem bu sıralamada kıyamet bilinmezdir
...
AMA SAPIK SAPIKTIR !
halk peygamberi kovaladı peygamber iyilik emretti kadınlar misafirleri kovdu erkekler şüphe doldu şehir viraneye döndü kimse ibret almadı onlardan geriye sadece peygamberler hayatta kaldı
Hak ve hakikat içerikli kitabı ve o sayede ölçü ve dengeyi gönderen Allah’tır. Nereden bileceksin, kıyamet vakti belki de çok yakın!
Ona inanmayanlar onun çabuk gelmesini istiyorlar; inananlar ise gerçek olduğunu bilerek ondan kaygılanmaktalar. Şu iyi bilinmeli ki, kıyameti tartışma konusu yapanlar derin bir sapkınlık içindedirler.
A'râf Suresi 44-45. ayetleri, cennetliklerin cehennemliklere seslenerek Allah'ın vaatlerinin gerçek olduğunu gördüklerini belirtip, aynı durumu cehennem ehlinin de yaşayıp yaşamadığını sorduklarını anlatır. Ayetler, cennet ehlinin Allah'ın vaatlerini haklı bulduğunu ve zâlimlerin dünyada Allah'ın yolunu eğip bükmeye çalıştıklarını vurgular. Diyanet Kur'an-ı Kerim Diyanet Kur'an-ı Kerim +3 A'râf Suresi 44-45. Ayetlerinin Meali: A'râf-44: Cennet halkı, cehennem halkına şöyle seslenir: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "Evet" derler. Derken aralarından bir çağrıcı (şöyle) seslenir: "Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!". A'râf-45: "Onlar Allah yolundan alıkoyan, onu eğip bükmek isteyenler ve ahireti inkâr edenlerdir". Diyanet Kur'an-ı Kerim Diyanet Kur'an-ı Kerim +3 Ayetlerin Tefsiri ve Özeti: Hakikatle Yüzleşme: Cennet ehli, cehennem ehliyle alay etmek ya da durumu vurgulamak için değil, Allah'ın vaatlerinin doğruluğunu tescil etmek için seslenir. Zalimlerin Özelliği: Ayetlerde geçen "zalimler", insanları Allah'ın yolundan (dinden) döndüren, İslam'ı eğip bükmeye çalışan ve ahireti inkâr edenler olarak tanımlanır. Sonuç: Allah'ın lanetinin zalimlerin üzerinde olduğu ilan edilir, bu da hak ile batılın kesin olarak ayrıldığını gösterir
erdem susmaktır aslında doğuştan özgürlük ahlaktır içgüdüsel olan sevgidir kendi elindeki erdem aklındadır ay ışığı ve yıldızlar
ama sen almanca öğrenmek için "n'aber" dediğinde, uykuda gördün diye hayra yorsan, ay ışığını suçlasan veya komşundan üstün olsan herkesin işi gücü önünde dağ gibi dursa bu bir iletişim olmazdı senin tekrar okuyup kendini onayladığın bağışlanma açısından
ruhlar sizi geçide kadar götürse de aynı nedenle yaratılmış olsan ve en olmak istediğin kişi olsan da orada konuşacağın dil burada sadece seni temsil edecek cennette olmak istediğin kişi sadece dünyada olduğun kişi olursa cennette olduğun kişi olamayacaksın
İŞTE ONLAR :
"Şairlere uyan sapıklar" ifadesi geçen ayet, Kur'an-ı Kerim'in 26. suresi olan Şuarâ Suresi'nin 224. ayetidir.
Açık Kuran
Açık Kuran
+1
Ayetin meali genel olarak şu şekildedir:
"Şairlere gelince, onlara da sapıklar/azgınlar uyarlar." (Şuarâ, 26/224)
.::Türkçe Kur'an Mealleri::.
.::Türkçe Kur'an Mealleri::.
+2
Ayetle İlgili Temel Bilgiler:
Bağlam: Bu ayetler (224-227), o dönemde İslam peygamberini hicveden (alay eden) ve insanları yanlış yönlendiren şairler üzerine nazil olmuştur.
Anlamı: Şairlerin hayal dünyasında yaşadıkları, her vadide (konuda) gezindikleri ve söyledikleriyle insanları gerçeklerden saptırarak peşlerinden sürükledikleri ifade edilir.
İstisna: Hemen ardından gelen ayetlerde (227. ayet), iman edip salih amel işleyen, Allah'ı çokça anan ve haksızlığa uğradıktan sonra hakkını savunan şairlerin bu hükmün dışında olduğu belirtilmiştir
cehennem - cennet - araf
bu sıralamada kıyamet sapıktır
cennet - cehennem - araf
bu sıralamada kıyamet yakındır
araf - cennet - cehennem
bu sıralamada kıyamet bilinmezdir
...
AMA SAPIK SAPIKTIR !
halk peygamberi kovaladı
peygamber iyilik emretti
kadınlar misafirleri kovdu
erkekler şüphe doldu
şehir viraneye döndü
kimse ibret almadı
onlardan geriye sadece peygamberler hayatta kaldı
Hak ve hakikat içerikli kitabı ve o sayede ölçü ve dengeyi gönderen Allah’tır. Nereden bileceksin, kıyamet vakti belki de çok yakın!
Ona inanmayanlar onun çabuk gelmesini istiyorlar; inananlar ise gerçek olduğunu bilerek ondan kaygılanmaktalar. Şu iyi bilinmeli ki, kıyameti tartışma konusu yapanlar derin bir sapkınlık içindedirler.
AMİN.
BU DA ŞİMDİ DANTE NİN ARAF TASVİRİ BENİM İÇİN
A'râf Suresi 44-45. ayetleri, cennetliklerin cehennemliklere seslenerek Allah'ın vaatlerinin gerçek olduğunu gördüklerini belirtip, aynı durumu cehennem ehlinin de yaşayıp yaşamadığını sorduklarını anlatır. Ayetler, cennet ehlinin Allah'ın vaatlerini haklı bulduğunu ve zâlimlerin dünyada Allah'ın yolunu eğip bükmeye çalıştıklarını vurgular.
Diyanet Kur'an-ı Kerim
Diyanet Kur'an-ı Kerim
+3
A'râf Suresi 44-45. Ayetlerinin Meali:
A'râf-44: Cennet halkı, cehennem halkına şöyle seslenir: "Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk. Siz de Rabbinizin size vaad ettiğini gerçek buldunuz mu?" Onlar, "Evet" derler. Derken aralarından bir çağrıcı (şöyle) seslenir: "Allah'ın lâneti zalimlerin üzerine olsun!".
A'râf-45: "Onlar Allah yolundan alıkoyan, onu eğip bükmek isteyenler ve ahireti inkâr edenlerdir".
Diyanet Kur'an-ı Kerim
Diyanet Kur'an-ı Kerim
+3
Ayetlerin Tefsiri ve Özeti:
Hakikatle Yüzleşme: Cennet ehli, cehennem ehliyle alay etmek ya da durumu vurgulamak için değil, Allah'ın vaatlerinin doğruluğunu tescil etmek için seslenir.
Zalimlerin Özelliği: Ayetlerde geçen "zalimler", insanları Allah'ın yolundan (dinden) döndüren, İslam'ı eğip bükmeye çalışan ve ahireti inkâr edenler olarak tanımlanır.
Sonuç: Allah'ın lanetinin zalimlerin üzerinde olduğu ilan edilir, bu da hak ile batılın kesin olarak ayrıldığını gösterir
ŞİMDİ sizce susan ne ;
- tapmadığımız güneş
- aklımızdaki ateş
- yüzümüzü döndüğümüz uzun yol
- ayaklarımızın özgürlüğü
- binlerce kadın
"NE AÇIDAN SUSTU"
ARAFTA
?
oysa öncelikle elindeki kitap bir arkadaşın sırdaşın gibi
affedebilirdin beni de
öncelikle
ARAFTA
BU YİNE DE GÜNEŞ DE !
tapınmamak gerekirse
ama tanrının adaletini tam olarak burada bir nesnedeki resimde arasaydım
sadece burada bulurdum
konu ne olursa olsun ben aynı resmi yapsam konu bizi aynı cennete götürmezdi
orada asiler yüzünden üzülürken meyveleri düşlemek gibi
diyor bu kitap
bana
ARAFTA
bense yüzlerce kitap okuyorum yine de
binlerce dul kadın gibi bu açıdan da
oysa ki namuslu "KUTSAL" açısından da
YİNE DE TAM BU ANDA:
ay ışığı resmi çiziyoruz
bu daha masum bir bakış oluyor
bu daha kusursuz ama saf
bu daha anlamlı ama tek başına
adalet istedikçe bu şekilde
"Tanrı adaleti yerine getireni sever" diye
aslında -Tanrı'nın adaletine inanmak dışında yapacak bir şey yok yine de bu açıdan
işte o yoksul ama erdemli
ARAFTA
erdem susmaktır aslında
doğuştan özgürlük ahlaktır
içgüdüsel olan sevgidir
kendi elindeki erdem aklındadır
ay ışığı ve yıldızlar
ama sen almanca öğrenmek için "n'aber" dediğinde, uykuda gördün diye hayra yorsan, ay ışığını suçlasan veya komşundan üstün olsan herkesin işi gücü önünde dağ gibi dursa bu bir iletişim olmazdı senin tekrar okuyup kendini onayladığın bağışlanma açısından
ruhlar sizi geçide kadar götürse de aynı nedenle yaratılmış olsan ve en olmak istediğin kişi olsan da orada konuşacağın dil burada sadece seni temsil edecek
cennette olmak istediğin kişi sadece dünyada olduğun kişi olursa cennette olduğun kişi olamayacaksın
bu yanılgılar gölgeler
ARAFTA