Siyah sicimi andırıyor Yağmur Sıkıyor boğazımı Kapatıp gözlerimi Dillendiriyorum niyazımı Rabb'im Bu tufanı durdur.....................................
yoruldum usta! ! ! inip iteklesek de; gitmiyor bu külüstür bu yolda... caddeler s/ağır, ve sığ deniz bu yollar bu ihti/yara! ! ! sızım sızım sızlıyor tabanları, eski püskü, yırtık sökük, yamalı urbaları... dök benzini usta dök! ! ! benzi kavrulsun bu külüstürün... ya da boşver sen külüstürü benzini, sök al şu ihiyarın kalbini, her gece isyana uyanıp, her sabah yeniden yatmasın, buzdan tabuta... anasonla yıka kefeni usta, yok anasının gözü deme! ! ! son istek bu nasılsa... yaşadık! ! ! sevdiklerimizin kokusuna hasret, bari anason kokusu kalsın burnumuzda..................................
artık gidiyorum..... bir türlü göremediğiniz belkide görmek istemediğiniz her defasında büyük umutlarla sunduğum kırık dökük merhabalarımı topluyorum kimse içişn harcamadığım hırçın elvedalarımı suratınıza çarpıp gidiyorum.................................
artık gidiyorum Ne Yeni Doğacak güneşi alıyorum yanıma Nede Gece Umut Verecek Dolunayı Sadece Elimde Bir Tesbih Cebimde Bir Paket Sigara... Hatta Bu Agustoslarıda Size Bırakiyorum... Yüzüm Dönük Zemheri Aylarına Dönüp Birkez Bile ardıma Bakmadan Gidiyorum...
Artik Gidiyorum... Melankolik Duygularımı Gömüyorum Yüreğime Belki Hiç Bilmediğim, Bilemeyeceğim Uzak Diyarlarin kasvetine Kalanları Oldugu Gibi Bırakmıyorum.. Herseyi kırıp döküp Dostca Uzattığım Ellerime Tutusturdugunuz Kaktüslerle Bütün Hırçınlıklara Baş Kaldırarak Yasanacak ve Yasanmış Bütün Aşklara Meydan Okuyup Omzuma Astığım Ceketimle Muzdarip Bir Halde Yola Koyulup Gidiyorum.................
Artik Gidiyorum... Acıklı Ve Aglamakl Bir Bulut Bırakıyorum Sizlere... Hani Olurda Gün Gelir Göz ucunuza Silüetim Temas Ederse Eğer.. Yitirilen Bir Benliğe Sahte Gözyaslarinizi Dökmeyin Diye Kaç Kez Daha Ölmem Gerekiyor Bilmiyorum... ama Kalan Son canımı alıp Gidiyorum..................................
'Farkındayım, etrafımdaki bütün sahte insanların. İstesem bir çırpıda silmesini de bilirim. Ama, bunca sahteliklerin benim samimiyetime ihtiyacı var.'........................................
Vazgeçiyorum tadilattan Bu gece Sana kurduğum bütün mabedi yıktım. Bu saatten sonra geri dönersem eğer Aciz’e çıksın adım. Sanma ki seni sevmedim Taptım ulan taptım Ama olmuyor işte Özlemek böylesi dokunuyor insana Hoşça kal iki gözüm Belki son bir kez dokunacaksın resimlerime Eylül dökülecek avuçlarından Adım dokunduğunda dudaklarına İçini yırtar gibi atacak yüreğin Sonrası Sadece ılık bir tebessüm olacağım O güzel gözlerine sürdüğün İyi bak kendine Gitmeden önce Tüm ışıklarını söndürüyorum,..........................
Siyah sicimi andırıyor
Yağmur
Sıkıyor boğazımı
Kapatıp gözlerimi
Dillendiriyorum niyazımı
Rabb'im
Bu tufanı durdur.....................................
yoruldum usta! ! !
inip iteklesek de;
gitmiyor bu külüstür bu yolda...
caddeler s/ağır,
ve sığ deniz bu yollar bu ihti/yara! ! !
sızım sızım sızlıyor tabanları,
eski püskü,
yırtık sökük,
yamalı urbaları...
dök benzini usta dök! ! !
benzi kavrulsun bu külüstürün...
ya da boşver sen külüstürü benzini,
sök al şu ihiyarın kalbini,
her gece isyana uyanıp,
her sabah yeniden yatmasın,
buzdan tabuta...
anasonla yıka kefeni usta,
yok anasının gözü deme! ! !
son istek bu nasılsa...
yaşadık! ! !
sevdiklerimizin kokusuna hasret,
bari anason kokusu kalsın burnumuzda..................................
artık gidiyorum.....
bir türlü göremediğiniz
belkide görmek istemediğiniz
her defasında büyük umutlarla sunduğum
kırık dökük merhabalarımı topluyorum
kimse içişn harcamadığım
hırçın elvedalarımı
suratınıza çarpıp gidiyorum.................................
artık gidiyorum
Ne Yeni Doğacak güneşi alıyorum yanıma
Nede Gece Umut Verecek Dolunayı
Sadece Elimde Bir Tesbih
Cebimde Bir Paket Sigara...
Hatta Bu Agustoslarıda Size Bırakiyorum...
Yüzüm Dönük Zemheri Aylarına
Dönüp Birkez Bile ardıma Bakmadan Gidiyorum...
Artik Gidiyorum...
Melankolik Duygularımı Gömüyorum Yüreğime
Belki Hiç Bilmediğim, Bilemeyeceğim Uzak Diyarlarin kasvetine
Kalanları Oldugu Gibi Bırakmıyorum..
Herseyi kırıp döküp
Dostca Uzattığım Ellerime Tutusturdugunuz Kaktüslerle
Bütün Hırçınlıklara Baş Kaldırarak
Yasanacak ve Yasanmış
Bütün Aşklara Meydan Okuyup
Omzuma Astığım Ceketimle
Muzdarip Bir Halde
Yola Koyulup Gidiyorum.................
Artik Gidiyorum...
Acıklı Ve Aglamakl Bir Bulut Bırakıyorum Sizlere...
Hani Olurda Gün Gelir
Göz ucunuza Silüetim Temas Ederse Eğer..
Yitirilen Bir Benliğe
Sahte Gözyaslarinizi Dökmeyin Diye
Kaç Kez Daha Ölmem Gerekiyor Bilmiyorum...
ama Kalan Son canımı alıp
Gidiyorum..................................
Gel seninle bir daha ağlayalım;
yaşanmışlara,
yaşanmamışlara
bir de hiç yaşanmayacaklara.........................
Şiirdir kişiyi kurtaran,
Bu karanlık,
Bu yalnızlıkla, berbatlıklarla dolu evrende..................
eğer beni kaybedersen bir daha bulamazsın.
söyle o açgözlü kalbine
rahat batmasın.......................
'Farkındayım,
etrafımdaki bütün sahte insanların.
İstesem bir çırpıda silmesini de bilirim.
Ama, bunca sahteliklerin benim samimiyetime ihtiyacı var.'........................................
Vazgeçiyorum tadilattan
Bu gece
Sana kurduğum bütün mabedi yıktım.
Bu saatten sonra geri dönersem eğer
Aciz’e çıksın adım.
Sanma ki seni sevmedim
Taptım ulan taptım
Ama olmuyor işte
Özlemek böylesi dokunuyor insana
Hoşça kal iki gözüm
Belki son bir kez dokunacaksın resimlerime
Eylül dökülecek avuçlarından
Adım dokunduğunda dudaklarına
İçini yırtar gibi atacak yüreğin
Sonrası Sadece ılık bir tebessüm olacağım
O güzel gözlerine sürdüğün
İyi bak kendine
Gitmeden önce
Tüm ışıklarını söndürüyorum,..........................
Öyle sessizce öldüm ki defalarca
Hiç bir zaman anlaşılmadı yokluğum........................
Yükün dürüstlükse eğer gücün düşer belki
ama başın düşmez................................