Öyle yıkma kendini, Öyle mahzun, öyle garip... Nerede olursan ol, İçerde, dışarda, derste, sırada, Yürü üstüne - üstüne, Tükür yüzüne celladın, Fırsatçının, fesatçının, hayının... Dayan kitap ile Dayan iş ile. Tırnak ile, diş ile, Umut ile, sevda ile, düş ile Dayan rüsva etme beni..........................................
Gözlerinden hala yıldızlar dökülüyorken gel, Teninde hala çiçekler açıyorken gel, Tüm çiçekler hala sen kokuyorken gel, Yaralarım hala kanıyorken gel, Gazel olmuşken ben, Sen hala rüzgarken gel, Uzaklaradır yolculuğum, Yola çıkmadan gel
Pasif bir içiciyim ben… Karıştın yine atmosferime… İstemeden soluyorum seni… Çünkü Kalbime iyi gelmiyorsun sen… Arada bir içiyorum ama İçime çekmiyorum artık seni… Sadece, dudak tiryakiliği benimkisi… İçiciden daha çok, Satıcıyım artık ben… Kapı kapı dolaşıyorum… Yaşamasın bunları kimse diye, Bana yaşattıklarını birer birer anlatıyorum. Ayıltmak için aşka susamış, inanmışların, Dudaklarını aşk acısıyla ıslatıyorum… Şiirlere sarıp seninle olan anılarımı, Yok pahasına satıyorum…...........................................
Kalbimi saklıyorum. Göğüs kafesime hapsediyorum hislerimi, Ve ansızın yalnızlaşıyorum. Içimde bir tek sen. Dışarıda çok silik ses var. Penceresini açıyorum hevesimin. Bakıyorum, insanlar çok afacan... Dikkatsiz ve vefasız. Bense kırılgan bir kelebek. Tutup yüreğimi, Çok yükseklere bırakıyorum. Erişemesinler istiyorum. Diriltip ruhumu,gönlümü gizliyorum. Ve usulca oturuyorum eksikliğinle............................................
Kış kapıya yaklaşınca aldırma,
İnsanlar kadar soğuk değildir........................................
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni..........................................
ölmem gerekiyorsa bugün
boynunda kapansın gözlerim
sarhoşluğunda teninin kokusunun
aşk olsun
son sözlerim...............................
Aşk ateşin sigarayı yakması gibidir
Yalnızlıksa sigara ateşiyle yanan tütüne benzer
Tüter.............
Zehirler...............
Kül olur gider......................
YAN İSTEDİM..........................................
Hadi gel vur beni..
Yağmala harap et yüreğimi..
Ben ki sen olmuşum baştan sona..
Yaşatmak istediğim kadar öldür beni..............................
Gözlerinden hala yıldızlar dökülüyorken gel,
Teninde hala çiçekler açıyorken gel,
Tüm çiçekler hala sen kokuyorken gel,
Yaralarım hala kanıyorken gel,
Gazel olmuşken ben,
Sen hala rüzgarken gel,
Uzaklaradır yolculuğum,
Yola çıkmadan gel
Derindi düştüğüm kuyu..
Çok karanlıktı..
Çok seslendim sana..
Duyuramadım.......................
'....Hadi ansızın çık gel
Beraber dağıtalım hüzünlerimizi
Bir bardak çayın buğusunda...'........................................
Pasif bir içiciyim ben…
Karıştın yine atmosferime…
İstemeden soluyorum seni…
Çünkü
Kalbime iyi gelmiyorsun sen…
Arada bir içiyorum ama
İçime çekmiyorum artık seni…
Sadece, dudak tiryakiliği benimkisi…
İçiciden daha çok,
Satıcıyım artık ben…
Kapı kapı dolaşıyorum…
Yaşamasın bunları kimse diye,
Bana yaşattıklarını birer birer anlatıyorum.
Ayıltmak için aşka susamış, inanmışların,
Dudaklarını aşk acısıyla ıslatıyorum…
Şiirlere sarıp seninle olan anılarımı,
Yok pahasına satıyorum…...........................................
Kalbimi saklıyorum.
Göğüs kafesime hapsediyorum hislerimi,
Ve ansızın yalnızlaşıyorum.
Içimde bir tek sen.
Dışarıda çok silik ses var.
Penceresini açıyorum hevesimin.
Bakıyorum, insanlar çok afacan...
Dikkatsiz ve vefasız.
Bense kırılgan bir kelebek.
Tutup yüreğimi,
Çok yükseklere bırakıyorum.
Erişemesinler istiyorum.
Diriltip ruhumu,gönlümü gizliyorum.
Ve usulca oturuyorum eksikliğinle............................................