soylu değilim ben iyi huylu da düzenli de sayılmam nerde akşam orda sabah ne zaman üşüsem sığınırım bakışlarının sıcaklığına ne zaman acıksam dayayasım gelir dudaklarımı dudaklarına
ruhum sokak çocuğu ruhum aç ve üşümekte ısıt ve besle beni doyurgan dişiliğinde
doyur beni bak! kapına geldim kirli ve çıplak sar kadınlığınla sar sıcağına...
soylu değilim ben iyi huylu da sen seversen sen seversen iyi olurum..................................
Bütün aşk şarkıları senin diline yakışıyor sanki... Bütün şiirlerin en can alıcı mısraları seni işaret ediyor. Bütün kuşlar sana doğru kanat çırpıyor göç mevsiminde... Ve bahar yeniden geliyorsa buralara, papatyalar seni özlediği için geliyor. Sanki yerküre sen tutabilsin diye çekim kuvvetine sahip... Yalan o astronomi diye anlatılan bilim. Ay ve güneş de sırf sen ısınıp aydınlanasın diye dünyaya müptela... İyi ki varsın işte... İyi ki varsın. Öyle seviliyorsun ve öyle lazımsın. Ama sen yoksun................................
Bazen; hayat yorar insanı.... Şarkılar yorar.... Özlemek yorar.... Affetmek yorar.... Hoşgörmek yorar.... Boşvermek bile yorar.... Ve insan susar.... Her şeye,herkese rağmen.... Elinden gelen tek şeyi yapar.... Bağıra bağıra....SUSAR.........................................
Ben en çok Yağmur yağmaya başladığında Yüzüme düşen Damlaların serinliğinde Hüzünlenirim Seni özlediğimde Sebepsiz gözyaşlarım Gelir aklıma, Bir de Akşam karanlığı Çökmeye başladığında Hüzünlenirim Yanık bir türkü gibi Yokluğun düşer dilime İçime çöker yalnızlığım Sol yanım sızlar sensizlikten Bir de Yanık keman sesinde Hüzünlenirim Sesin düşer kulaklarıma Yanık, yanık tüter tenimde Seni seviyorum deyişin..........................................
O uzak... O eski... O giden yüzyılların... Birinde kaldı ruhum. Bundandır... Edep, zerafet ve masumiyet dışındaki... Her şeye uyumsuzluğum........................................
Kuyudayım.. Karanlık bir kuyuda.. Ben düştükçe derinleşen.. Dipsiz bir kuyuda.. Çarpa çarpa duvarlarına.. Düşüyorum durmadan.. Düşüyorum.. Duyulmuyor çığlığım..
Seni görüyorum.. Gülüyorsun gözyaşlarıma.. Ellerimi uzatıyorum..
Gel,
Bir kahvenin kırk yıl hatırı
Bir de
buluşturma ihtimali var
dudakları
Gel
Üç vakti beklemeden.................................
Bir adım atsan
Elini tutsam
Gözün gözüme
Dudağım dudağına değse
Hem ayrılık ağlar
Hem yalnızlık..........................................
soylu değilim ben
iyi huylu da
düzenli de sayılmam
nerde akşam
orda sabah
ne zaman üşüsem
sığınırım bakışlarının sıcaklığına
ne zaman acıksam
dayayasım gelir dudaklarımı
dudaklarına
ruhum sokak çocuğu
ruhum
aç ve üşümekte
ısıt ve besle
beni
doyurgan dişiliğinde
doyur beni
bak! kapına geldim
kirli ve çıplak
sar
kadınlığınla
sar
sıcağına...
soylu değilim ben
iyi huylu da
sen seversen
sen seversen iyi olurum..................................
Bütün aşk şarkıları senin diline yakışıyor sanki...
Bütün şiirlerin en can alıcı mısraları seni işaret ediyor.
Bütün kuşlar sana doğru kanat çırpıyor göç mevsiminde...
Ve bahar yeniden geliyorsa buralara, papatyalar seni özlediği için geliyor.
Sanki yerküre sen tutabilsin diye çekim kuvvetine sahip...
Yalan o astronomi diye anlatılan bilim.
Ay ve güneş de sırf sen ısınıp aydınlanasın diye dünyaya müptela...
İyi ki varsın işte...
İyi ki varsın.
Öyle seviliyorsun ve öyle lazımsın.
Ama sen yoksun................................
Bazen; hayat yorar insanı....
Şarkılar yorar....
Özlemek yorar....
Affetmek yorar....
Hoşgörmek yorar....
Boşvermek bile yorar....
Ve insan susar....
Her şeye,herkese rağmen....
Elinden gelen tek şeyi yapar....
Bağıra bağıra....SUSAR.........................................
Sana şiirler okuyacağım, gitme...
Güneşler doğacak yalnızlığımdan..............................
şakanın zamanı değil ey gönül
kırgınım kendi içime
başka 'bir nisan'a kalsın delilik
şimdi yolum,
yalnızlık göçüme........................
Ben en çok
Yağmur yağmaya başladığında
Yüzüme düşen
Damlaların serinliğinde
Hüzünlenirim
Seni özlediğimde
Sebepsiz gözyaşlarım
Gelir aklıma,
Bir de
Akşam karanlığı
Çökmeye başladığında
Hüzünlenirim
Yanık bir türkü gibi
Yokluğun düşer dilime
İçime çöker yalnızlığım
Sol yanım sızlar sensizlikten
Bir de
Yanık keman sesinde
Hüzünlenirim
Sesin düşer kulaklarıma
Yanık, yanık tüter tenimde
Seni seviyorum deyişin..........................................
O uzak...
O eski...
O giden yüzyılların...
Birinde kaldı ruhum.
Bundandır...
Edep, zerafet ve masumiyet dışındaki...
Her şeye uyumsuzluğum........................................
Kuyudayım..
Karanlık bir kuyuda..
Ben düştükçe derinleşen..
Dipsiz bir kuyuda..
Çarpa çarpa duvarlarına..
Düşüyorum durmadan..
Düşüyorum..
Duyulmuyor çığlığım..
Seni görüyorum..
Gülüyorsun gözyaşlarıma..
Ellerimi uzatıyorum..
Kayboluyorsun...............................................