Güzüm ben Gergefinde kuşlar, güneşler, hüzünler dokuyan! Onmazlığın kıyılarında sende binlerce yaşı yaşayan. Ben ki senin gençliğin, okula gittiğin yollar, rüzgârlar, uyandığın sabahlar, kesilen uykularınım. Ağırlayanım gündüzünü. Beni karanlık deniz diplerinde, çürük, ağır sularda ara. Yüzlerinde çocukların. Kayalarda. Kayalar ki bilmez kaya olduğunu, oralarda ara beni. Erozyonunda kentlerin. Yıkıntısında dünyanın....................................................
'Küskünlüğüm hayata değil, içindeki beş para etmez insanlara. Bıkkınlığım ise, onların yüzüne bakmak zorunda kalmam aslında'.................................
Bazen acıyorum kendime... Yaslanıp yürüdüğüm doğrularımla, yanlış omuzlara baş koymuşum meğer. Ben verdikçe isteyen, ve hep “fedakarlık gerek” diye sineye çektiğim insanlarla kesişti yollarım.. Hani yüreğimde taşıdıklarım ağır gelmedi de bana, yorulduğumda umutlarımı tazeleyecek bir yüreği karşımda bulamadığımda tükendim. Evet bazen acıyorum kendime... Ruhumdaki bu kanayan yaraları dindiremiyor'um Ve aynaya bakınca, yüzümdeki “DEĞDİ Mİ? “ diyen o acı tebessümü bir türlü içime sindiremiyorum.........................
Bir resim çiz bana, Geçmişi sil ama, Gelecek olacaksa, Siyah boya kullanma. Ne kaygı olsun, Nede korku, Umudun resmini çiz, Sevdanın resmini. Bulutlar pembe olsun, Ağaçlar turkuaz, Irmaklar aydınlık aksın, Sessizlik çığlık çığlık bağırsın..........................
bir kayanın düşüşü bir çiçğim görünüşü gib olmalı sevgili yani narin bir peri gibi durmalı fakat dağıtırcasına hırsla vurmalı her aldatıldığında...
vücut hatları kadınsı yüzü sevimli saf kalbi çocuksu bakışları çapkın olmalı kutsal bir melek gibi görünmeli ama iç çamaşırı giymemeli... dışardeyken hanımhanımcık durmalı yataktayken azgın bir fahişe olmalı onunlayken kendimi rüyada sanmalıyım onun birtek ve sadece benim için olduğuna inanmalıym en azından beni kandıracak kadar zeki olmalı beyninde nice şeytanlıklar dönmeli iyi palavralar atıp beni aşka mahkum etmeli......................
Bakıp görmeyenlerden,
konuşup dinlemeyenlerden,
dokunup hissetmeyenlerden
uzak durun.........................................
Güzüm ben
Gergefinde kuşlar, güneşler, hüzünler dokuyan!
Onmazlığın kıyılarında sende binlerce yaşı yaşayan.
Ben ki senin gençliğin, okula gittiğin yollar, rüzgârlar, uyandığın sabahlar, kesilen uykularınım.
Ağırlayanım gündüzünü.
Beni karanlık deniz diplerinde, çürük, ağır sularda ara.
Yüzlerinde çocukların.
Kayalarda.
Kayalar ki bilmez kaya olduğunu,
oralarda ara beni.
Erozyonunda kentlerin.
Yıkıntısında dünyanın....................................................
Akıllanmayınca değiştirecek bir şeyde bulamadık
dün neysek bu günde aynıyız
Yara bere içinde yaşayıp gidiyoruz..............................
bekleyeceğim elbette gelişini
yaşamak başka nedirki? ...............................................................
'Küskünlüğüm hayata değil,
içindeki beş para etmez insanlara.
Bıkkınlığım ise,
onların yüzüne bakmak zorunda kalmam aslında'.................................
Yıldız olup doğarım karanlığına..
Rüzgar olup eserim acılarına..
Bir ömür severim seni..
Gitme.................................................
Bazen acıyorum kendime...
Yaslanıp yürüdüğüm doğrularımla,
yanlış omuzlara baş koymuşum meğer.
Ben verdikçe isteyen, ve hep “fedakarlık gerek” diye sineye çektiğim insanlarla kesişti yollarım..
Hani yüreğimde taşıdıklarım ağır gelmedi de bana,
yorulduğumda umutlarımı tazeleyecek bir yüreği karşımda bulamadığımda tükendim.
Evet bazen acıyorum kendime...
Ruhumdaki bu kanayan yaraları dindiremiyor'um
Ve aynaya bakınca,
yüzümdeki “DEĞDİ Mİ? “
diyen o acı tebessümü bir türlü içime sindiremiyorum.........................
Bir resim çiz bana,
Geçmişi sil ama,
Gelecek olacaksa,
Siyah boya kullanma.
Ne kaygı olsun,
Nede korku,
Umudun resmini çiz,
Sevdanın resmini.
Bulutlar pembe olsun,
Ağaçlar turkuaz,
Irmaklar aydınlık aksın,
Sessizlik çığlık çığlık bağırsın..........................
kadın nasıl olmalı
-----
bir kayanın düşüşü
bir çiçğim görünüşü gib olmalı sevgili
yani narin bir peri gibi durmalı
fakat dağıtırcasına hırsla vurmalı
her aldatıldığında...
vücut hatları kadınsı
yüzü sevimli saf kalbi çocuksu
bakışları çapkın olmalı
kutsal bir melek gibi görünmeli
ama iç çamaşırı giymemeli...
dışardeyken hanımhanımcık durmalı
yataktayken azgın bir fahişe olmalı
onunlayken kendimi rüyada sanmalıyım
onun birtek ve sadece benim için olduğuna inanmalıym
en azından beni kandıracak kadar zeki olmalı
beyninde nice şeytanlıklar dönmeli
iyi palavralar atıp beni aşka mahkum etmeli......................
'Herkes birşeyler biriktirir..
Kimi cebinde,
kimi dilinde,
kimi de yüreğinde...'....................