Kim ne bilirki; Şu yol yorgunu yüreğim, Kaç mısradan geldi geçti'de, Ne söz olabildi bir şiire, Nede yar oldu bir şaire...................................
Ey ademoglu Başındaki sarık ve giydiğin cübbe Dedendenmi kaldı Giydiysen sarık ve cübbe Gideceksin Allah yolunda Kul icin değilde Rabbin için Namazını kılıyorsan eğer Bu dunyadaki zorluklara değer Elin dilin kalbin mübarek ise Kula yardım ediyorsan Allah için Rabbinde goruyordur senin gibi kulunu Ahiret için sana ayırmıştır bir köşe Neler var neler eş dost akraba Arkadan konussada Hesaba cekldigin gün Kimse olmayacak yanında Bu dünyada bunları yapmak Senin gibi mursid için Unutma çok kolaydır..............................................
Benim dizelerimde çay vardır Deminde yüreğin Renginde gözlerin Demliginde gamzen Sekerinde tadın Sıcaklığında nefesin Bardağın da dudak izin İçiminde sana olan Özlemim olduktan sonra Benim dizelerimde hep çay olur.........................................
bıraktım zamanı ne isterse onu getirsin lodos essin deniz safralarını atsın gemiler sinsilesini boşaltsın hayat isterse dalga geçsin limanlar yansın isterse
Cehennemde açan bir çiçekmiydi nefret zakkum renginde bir hismi yoksa? .........
sevgiyle bakmak isterken sana sadist duygularla doluyor içim aşkla bakacakken gül yüzüne nefretim oluyorsun bir anda kalbimin kapıları açıkken sonuna dek tüm herşeyi yüzüne kapatmak istiyorum zeus olup ölümsüzlük iksiri vermek yerine Azrailin oluyorum bu ne diye sorma sakın kişilik çatışması yaşıyorum.........................................
Yürüdüm ıslak zeminlerde
Boş kaldırımlar vardı
Gecenin bir yarısıydı
Soğuğu hissetmedim
sırtımdan vurdu
Sabahın gelişini hissetmedim
İçim doluydu kalbim boştu
Yalnızdım kimse yoktu.....................
Yağmura döktüm içimi.....................................
Hangi resmiydin aș kın
Büyüsüyle gözlerime sürdüğüm
Küflenen sevda mıydın?
Yüreğime gömdüğüm...
Çığlıklarımı Arș -ı âlâya yollayıp
Düș lerimde bile ulaș amadığım
Kaf dağı mıydın?
Bakıș ıyla yüreğine vurulduğum
Buldum derken kaybettiğim
Maș uk muydun? .........................................
Bizim kimseye,
Eğecek başımız yok
Umudumuzun bittiği yerde,
İnadımız başlar.................................................
Kim ne bilirki;
Şu yol yorgunu yüreğim,
Kaç mısradan geldi geçti'de,
Ne söz olabildi bir şiire,
Nede yar oldu bir şaire...................................
sevgiden anladığınız buysa
istemem sizde kalsın.................................
Ey ademoglu
Başındaki sarık ve giydiğin cübbe
Dedendenmi kaldı
Giydiysen sarık ve cübbe
Gideceksin Allah yolunda
Kul icin değilde Rabbin için
Namazını kılıyorsan eğer
Bu dunyadaki zorluklara değer
Elin dilin kalbin mübarek ise
Kula yardım ediyorsan Allah için
Rabbinde goruyordur senin gibi kulunu
Ahiret için sana ayırmıştır bir köşe
Neler var neler eş dost akraba
Arkadan konussada
Hesaba cekldigin gün
Kimse olmayacak yanında
Bu dünyada bunları yapmak
Senin gibi mursid için
Unutma çok kolaydır..............................................
Benim dizelerimde çay vardır
Deminde yüreğin
Renginde gözlerin
Demliginde gamzen
Sekerinde tadın
Sıcaklığında nefesin
Bardağın da dudak izin
İçiminde sana olan
Özlemim olduktan sonra
Benim dizelerimde hep çay olur.........................................
bıraktım
zamanı
ne isterse
onu getirsin
lodos essin
deniz safralarını
atsın
gemiler
sinsilesini boşaltsın
hayat isterse
dalga geçsin
limanlar yansın
isterse
bıraktım zamanı.......................................
Özlemi sorma bana
Nemli kirpiğimle okşadım resmini
Sol yanım sızladı
İçim yandı
Nefesim alev aldı
Özlemek bumuymuş can..........................
(bitaneme)
Cehennemde açan bir çiçekmiydi nefret
zakkum renginde bir hismi yoksa?
.........
sevgiyle bakmak isterken sana
sadist duygularla doluyor içim
aşkla bakacakken gül yüzüne
nefretim oluyorsun bir anda
kalbimin kapıları açıkken sonuna dek
tüm herşeyi yüzüne kapatmak istiyorum
zeus olup ölümsüzlük iksiri vermek yerine
Azrailin oluyorum
bu ne diye sorma sakın
kişilik çatışması yaşıyorum.........................................