Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Gül Den
Gül Den

Bugün yine takvimler ilk merhabana ayarlı. Acaba sen bensizliğin kaçındasın !

  • serbest kürsü01.05.2026 - 19:53

    Arkadaşlar, gerçekten yeter artık.

    Aynı “ben haklıyım, sen haksızsın” döngüsünün kimseye bir şey kazandırmadığı ortada.
    Her yeni cümle, meseleyi çözmek yerine sadece gerilimi büyütüyor. Bu şekilde devam etmenin kimseye faydası yok.

    Bu kadar sert ve kırıcı bir dil buraya yakışmıyor.
    Farklı düşünebiliriz, bu çok normal; ama saygıyı kaybetmek zorunda değiliz.
    Unutmayalım ki üslup, en az fikir kadar önemlidir.

    En sağlıklısı, bu noktada tartışmayı burada sonlandırmak.
    Herkes kendi görüşünü ifade etti, fazlası sadece gereksiz kırgınlık bırakacak.
    Konuyu uzatmak yerine, birbirimize saygıyı koruyarak noktalamak en doğrusu.
    Lütfen artık bu başlığı daha fazla germeyelim.

    (Haddimi de bağışlayın lütfen.. huzursuzluğu sevmeyen bir kız kardeşinizin zerzenişi olarak görün.)

  • serbest kürsü30.04.2026 - 21:08

    Sizi tanımadan böyle bir genelleme yaptığım için o kısmıyla ilgili özrümü kabul etmenizi isterim.
    Ancak şunu da söylemek isterim: Mustafa Kemal Atatürk hakkında bu şekilde ithamlar kullanmak doğru değil. Herkesin sevdiği, saygı duyduğu değerler kendine aittir.

    Ben de istersem sizin çok değer verdiğiniz bir geçmişe ya da bir şahsiyete söz söyleyebilirim. Ama bunun kimseye bir faydası yok. Aksine sadece huzursuzluk ve ayrışma getirir.

    Bu kadar kutuplaşmanın içinde, birbirimize saygı göstermek zor olmamalı.
    Birlikte, bir olarak yaşamak bu kadar imkânsız olmamalı.

    Bizler bu dili kullanırsak sonra çocuklar birbirine zarar verdiğinde neden şaşırıyoruz?

  • serbest kürsü30.04.2026 - 20:12

    Osmanlı İmparatorluğu bu toprakların tarihinin büyük bir parçası.
    Mustafa Kemal Atatürk ise modern Türkiye’nin kurucusu.
    İkisini “ya o ya bu” diye karşı karşıya koymak yerine, tarihi kendi bağlamında anlamak daha sağlıklı.
    Aynı şekilde, kim olursa olsun kanıtsız ve ağır suçlamalar yapmak doğru değil; eleştiri yapılacaksa da saygı çerçevesinde yapılmalı.

    Ve Ahmet Aranç bey;

    Atatürk’e yönelik suçlamalar yapıyorsunuz ama insan ister istemez şunu soruyor:
    Türkiye’de yıllardır gündeme gelen bazı somut vakalar var.
    Karaman’daki vakıf evi skandalı, Kur’an kurslarında ortaya çıkan istismar olayları, kendini “dini lider” olarak tanıtan kişilerin karıştığı davalar… Bunlar mahkemelere yansımış, ceza verilmiş, toplumda büyük infial yaratmış gerçekler.
    Peki sen bu olaylar karşısında neredeydin?
    Bir çocuğa yapılan istismar, failin kimliğine göre mi anlam değiştiriyor?
    İstismarı yapan “dindar” diye susulacak bir şey mi oluyor?
    Yoksa mesele çocuk değil de, sadece ideolojik bir kavga mı?
    Eğer gerçekten çocukların hakkını savunuyorsan, bu hassasiyetin herkese eşit olmalı.
    Yok eğer sadece kendi dünya görüşüne dokunulduğunda ses çıkarıyorsan, bu adalet değil açık bir çifte standarttır.
    Çocuk istismarı üzerinden siyaset yapılmaz.
    Ama yapılan bir haksızlığa da, kim yaparsa yapsın sessiz kalınmaz.

  • Nasip meselesi28.04.2026 - 19:54

    Hiç “şanssızım” demedim ben.
    Rastladığım insanların kalbinde kendime açılan kapılar aradım. Kimi yara bıraktı kimi sevgi...
    ama her yaranın içinden bana bir öğreti doğdu.
    Acı bile nasibimdi benim; sertti, yakıcıydı ama öğretendi.
    Elimi tutan her karanlıkta bir ışığın yerini ezberledim.
    Ben hayatı küskün değil, kabullenmiş sevdim.
    Her “iyi ki”yi, bir “nasip” gibi taşıdım içimde.
    O nedenledir ki insan, nasip diyebilmeli başına gelenlere…
    Sevebilmeli, kabullenebilmeli hayatı ona sunduğuyla.

  • kavanoz kapağı25.04.2026 - 12:28

    İki işi aynı anda yapıyorum; aslında hiçbirini yapmıyorum belki de.
    Ellerim mutfağın içinde gezinen iki yabancı gibi, birbirinin niyetini çalıyor.
    Bir kavanozun kapağı başka bir kavanoza dua gibi kapanıyor.
    Sonra dua yanlış ağıza geçmiş gibi geri sökülüyor.

    B12 mi eksik bilmiyorum.
    Ama beynimin içinde senin bıraktığın bir ses var;
    cümlelerin yönünü bozuyor.
    Bu yüzden hiçbir şey yerinde durmuyor.

    Kavanoz kapağı bile bana inanmıyor artık;
    “beni yanlış yere koyacaksın” diye titreşiyor.
    Ben sadece ellerimi değil, ihtimalleri de kullanıyorum.
    Ve her ihtimal, bir sonrakinin yanlış olduğunu fısıldıyor.

  • nasılsın24.04.2026 - 13:27

    Bugün ‘nasılsın’ sorusuna klasik cevaplar haksızlık olur…
    Takvim benimle küçük bir kutlama derdinde,
    ben de ona ayak uyduruyorum işte.
    Biraz gülüş, biraz şımarıklık, bolca ‘iyi ki doğmuşum’ hali…
    Kısacası; bugün ben, kendimin en keyifli versiyonuyum

    Ya sen nasılsın ¿

  • Sonra dedim ki20.04.2026 - 17:52

    Bu kadar büyük sorumluluğun altından kalkamam ben dedi.. buyrun dedim sonra; bütün terimler sizin..

  • Sonra dedim ki20.04.2026 - 13:29

    İstediğini paylaşmak serbest olabilir ama doğru yerde paylaşmak da bir sorumluluktur.
    En basit düzeni koruyabilmek için yöneticilere ihtiyaç duyulacaksa burda asıl sorun kullanıcı alışkanlıklarında demektir.

    ......
    Sadece Pinar 20.04.2026 - 1 1:52
    Sonra dedimki insanlar istediği şeyi
    Nedir Bölümünde paylaşa bilir bunu site yönetiminden baska kimse karışamaz

  • Sonra dedim ki17.04.2026 - 14:22

    Sonra dedim ki; nedir' de niye konu başlığı ile alakasız videoları insanlar paylaşmaktan bir türlü vazgeçmiyorlar.

  • serbest kürsü15.04.2026 - 19:28

    Herhangi biri, çok komiksiniz gerçekten.
    O çocuklardan biri sizin çocuğunuz olabilirdi.
    Böylesi sığ bakmayın olaylara.
    Gençliğin ne halde olduğunu görmemek için kör olmak lazım.. aa siz kör taklidi yapıyordunuz doğru o nedenle görmüyor olabilirsiniz, düşünemedim bunu.
    Hükümeti kim düşürebilir ki, oy birliğiyle gidin dedigimizde bile gitmiyorlar. İstedikleri gibi at koşturan birini, her gücü eline alan birini zayıf, kucaklanası, savunulası biriymiş gibi göstermeniz gerçekten ...