İki işi aynı anda yapıyorum; aslında hiçbirini yapmıyorum belki de. Ellerim mutfağın içinde gezinen iki yabancı gibi, birbirinin niyetini çalıyor. Bir kavanozun kapağı başka bir kavanoza dua gibi kapanıyor. Sonra dua yanlış ağıza geçmiş gibi geri sökülüyor.
B12 mi eksik bilmiyorum. Ama beynimin içinde senin bıraktığın bir ses var; cümlelerin yönünü bozuyor. Bu yüzden hiçbir şey yerinde durmuyor.
Kavanoz kapağı bile bana inanmıyor artık; “beni yanlış yere koyacaksın” diye titreşiyor. Ben sadece ellerimi değil, ihtimalleri de kullanıyorum. Ve her ihtimal, bir sonrakinin yanlış olduğunu fısıldıyor.
İki işi aynı anda yapıyorum; aslında hiçbirini yapmıyorum belki de.
Ellerim mutfağın içinde gezinen iki yabancı gibi, birbirinin niyetini çalıyor.
Bir kavanozun kapağı başka bir kavanoza dua gibi kapanıyor.
Sonra dua yanlış ağıza geçmiş gibi geri sökülüyor.
B12 mi eksik bilmiyorum.
Ama beynimin içinde senin bıraktığın bir ses var;
cümlelerin yönünü bozuyor.
Bu yüzden hiçbir şey yerinde durmuyor.
Kavanoz kapağı bile bana inanmıyor artık;
“beni yanlış yere koyacaksın” diye titreşiyor.
Ben sadece ellerimi değil, ihtimalleri de kullanıyorum.
Ve her ihtimal, bir sonrakinin yanlış olduğunu fısıldıyor.