bir ülkenin en sessiz aynası, çocuklarının elinde tuttuğu kitaplardır. hangi kitaplara dokundukları, hangi cümleleri ezberledikleri,geleceğin vicdanını belirler.
bu yüzden okumak, sadece bireysel bir yolculuk değil, toplumsal bir sorumluluktur.
bir kitabın kapağını açtığınızda, aslında kendi içinizde bir pencereyi aralarsınız.
her sayfa, insanın unuttuğu taraflarına ayna tutar. belki de bu yüzden okuduklarımız bize benzer, çünkü biz de aslında satırların içinde bir karakteriz.
denize atılmış bir taş gibi,
içimde daire daire büyüyor sesin,
ve hiç susmayan bir yankıya dönüşüyor… öyle işte.
kalbimden, kalbine.
bir çiçeğin kokusu gibi,
varlığın görünmeden dokunur
ve üzerime konan kelebekler ilkbahar sanır.
kalbimden, kalbine.
gülüşün, en ağır günlerimin hafifliğiydi.
kalbimden, kalbine.
gözlerin, gecenin en karanlık yerinde bile sabahı saklıyordu
kalbimden, kalbine
kimi insan, karşılaşılmak için değil, hatırlanmak için gönderilir.
kalbimden, kalbine
?si=fhEXri2MJUlNBmaO
ve… seni özlüyordum,
gece mavi mürekkebini boyarken gökyüzüne.
şimdi elinde bir çay, dudağında sigara kokusu,
gözlerin belki de kaybolmuş bir yıldızın hüznüne takılıyordur.
bir ülkenin en sessiz aynası, çocuklarının elinde tuttuğu kitaplardır. hangi kitaplara dokundukları, hangi cümleleri ezberledikleri,geleceğin vicdanını belirler.
bu yüzden okumak, sadece bireysel bir yolculuk değil, toplumsal bir sorumluluktur.
bir kitabın kapağını açtığınızda, aslında kendi içinizde bir pencereyi aralarsınız.
her sayfa, insanın unuttuğu taraflarına ayna tutar. belki de bu yüzden okuduklarımız bize benzer, çünkü biz de aslında satırların içinde bir karakteriz.
sevginin tüketildiği, dünyanın kuruduğu bu çağda,
isterim ki gönül havuzuna
damla damla dolsun aşkın özü.
kalbimden, kalbine