Yağmur susamış toprakların umudu, şelâlenden suları serp her bir yamaca, yeryüzüne ıslak imzalar bırak gökkuşaklarınla, kurumaya yüz tutmuş onca şeyi, damlan ile yeşertmeye and içmiş gibi ustaca. Huri
babannem sûrelerin çoğunu bilen biri değildi. lâkin namaz üstüne namazını kılan, artık el uzuvlarıyla bütün olan tesbihiyle dudaklarına bulaşan duaları eksik olmayandı.
doğa ananın mutfağından topladığı otlara bildiği duaları ekleyip iltihaplı yaraları iyileştirdiğine ya da ağrıları geçirdiğine şahit olmasam orkideli şehir de büyüyen herhangi birinin mantığı gibi şöyle derdim:
- hadi canım, olacak şey mi?
elbette ki sağlıkçı yanım daha da ekleyerek söylerdi.
bu olaya şahit olmam beni bilge, orkideli şehrin mantığını da suçlu yapmaz.
lâkin bilinen bir durum vardır; inanç enerjisin de duanın gücüyle emanet edilen Yaradan' da her şey şifalanır.
,, Yaşlılar da Ölmemeli..." evimizin duvarları arasına ne güzel yakışıyordun sen Beyaz Meleğim.!
tomurcuk olmadan çürümeye mecbur kalmış gelincik çiçekleri gibi umutlarımız.. ve.. sordular..(!) nerede açabilir gelincikler? cevap verdim: sevginin olduğu her yerde...
bazı müziklerin hiç bir zaman sözlere ihtiyacı olmadı mızrak gibi saplanmasına, rüzgâr gibi savurmasına.!
?si=grG9A-VsEXlpxWyR
bugün güzel bir sözün tesiri altına girdim.
,, gideceğiniz yerlere çok acele etmemek lazım, yeterince kalınmadan başka yerlere varılmaz.''
her şey olması gerektiği gibi ve olması gerektiği zamanda olmaktaydı.
sessizlik en güzel sestir, duyabilen için.
Şems- i Tebrizi
( duydum )
Yağmur
susamış toprakların umudu,
şelâlenden suları serp her bir yamaca,
yeryüzüne ıslak imzalar bırak gökkuşaklarınla,
kurumaya yüz tutmuş onca şeyi,
damlan ile yeşertmeye and içmiş gibi ustaca.
Huri
?si=rwNrPoj1aWEWuD_9
,, bana şehrin kapılarını aç, sana diyeceklerim söylemekle bitmez...''
huzuru mesain yaptığında diğer her şey öğle arası.
o halde günaydın dünya.
?si=G4v6yhc5ZmP8mF93
teşekkür ederim Allah'ım;
dünyaya serpiştirdiğin doğa ananın güzelliklerine, sanat eserlerine, canlılarına, ruhumuz arınsın diye verdiğin yağmuruna, gökkuşaklarına, kuşların sesi, ağaçların hışırtısı, dalgaların sevişmesine..
kalplerimizi sevgiyle yıka, kurduğun dünyamızı iyileştirmek için bize fırsat tanı.
seni seviyorum, sana inanma şansını bana verdiğin için teşekkür ederim.
şükürler olsun Allah'ım, verdiklerine ve vereceklerine.
babannem sûrelerin çoğunu bilen biri değildi.
lâkin namaz üstüne namazını kılan, artık el uzuvlarıyla bütün olan tesbihiyle dudaklarına bulaşan duaları eksik olmayandı.
doğa ananın mutfağından topladığı otlara bildiği duaları ekleyip iltihaplı yaraları iyileştirdiğine ya da ağrıları geçirdiğine şahit olmasam orkideli şehir de büyüyen herhangi birinin mantığı gibi şöyle derdim:
- hadi canım, olacak şey mi?
elbette ki sağlıkçı yanım daha da ekleyerek söylerdi.
bu olaya şahit olmam beni bilge, orkideli şehrin mantığını da suçlu yapmaz.
lâkin bilinen bir durum vardır;
inanç enerjisin de duanın gücüyle emanet edilen Yaradan' da her şey şifalanır.
,, Yaşlılar da Ölmemeli..." evimizin duvarları arasına ne güzel yakışıyordun sen Beyaz Meleğim.!
?si=kKh0iHfZat3UTjyN
anılarım beni büyülüyor;
rüzgar kemanını çalıyor, dalgalar okyanus kıyısına vuruyor,
sadece benimkilerin babannemin ellerine benzediği uzun, ince parmaklarımda artık yaşlandığımı görebiliyorum...
şala sardığım omuzlarımda veranda da ahşap koltuğun gıcırtısı, rüzgara, rüzgar kuşlara çarpıyor,
puro kokun senden önce geliyor yanıma...
,, işte seyretmekten bıkmadığım en güzel manzara' '
yaşımız 80...!
09.04.2021
tomurcuk olmadan çürümeye mecbur kalmış gelincik çiçekleri gibi umutlarımız..
ve..
sordular..(!)
nerede açabilir gelincikler?
cevap verdim: sevginin olduğu her yerde...