Kültür Sanat Edebiyat Şiir

Huri Çalışkan
Huri Çalışkan

İnsanı ayrıştıran din, dil, ülkesi değil penceresinden nasıl gördüğüdür.

  • tarçın kokulu muhabbetler05.09.2024 - 17:07

    kaşları çatık, cilt tonları siyah, mutsuzluğa dair hepsinde farklı resim tuâl edilmiş lâkin ortak noktaları mutsuzluk olan, yanlışlıkla dokunanları bir ısırıkta yiyecekmiş gibi bakan ve sayıları oldukça fazla bu insanoğlunun nasıl bir derdi vardı acaba.?

    ,, neden bu resim tuâlin' de olmayı seçmişti ruhları "

    tebessüm sadaka değil miydi, dinimizde.!


  • beyazımsı kalp05.09.2024 - 11:33

    .....beyazımsı kalp...... buraya hazır olduğumda geleceğim sevgili Ahde, sayfanın derinliğini hissetmiş gibi not bırakmışsın, yüreğin her vakit huzur sevgi ve ne istersen ona sahip olsun.

    teşekkür ederim :))

  • tarçın kokulu muhabbetler05.09.2024 - 09:55

    kalp;
    sevgiyi hisseden kendi evine alıp almayacağına karar veren, bunu akıllı bilince danışmadan yapandır.

    muhafaza etmek;
    bu kutsal olan sevgiye alınan gard oluşur bu defa akıllı bilinç ile buna karar veririz.

    muhafaza etme yöntemi;
    kimine göre kalbin içi lakin burası ev sahibidir ve ev sahibi çatıdır. muhafaza etme yöntemini her insanın kalbi ayrı değerlendirir.
    doğan bebek annenin avuçlarına teslim edilir, babaya da elbette... avuç değerli bulduğu, hissettiği bir şeyi koruma hissi duyar, bir kuş' da olsa avucun içinde elmas da....

    o yüzdendir ki;
    seni avuç içlerimde severim ben, öyle şefkat dolu, öyle bir şey olmasın diye koruyarak, öyle şifa ile...
    seni avuç içlerimle muhafaza ediyor, kalbimde saklıyorum sevdiceğim.

    incir ağaçları gibi, her zaman olmanı da dileyerek.

  • filistin05.09.2024 - 07:57

    bir haber duyuyoruz ki güneş doğuyor yüzlerine, barış geliyor.... bir yanımız yaprak döker bir yanımız bahar bahçe..... bir haber duysak da oh desek sonunda, bitti.!

  • seni anlatmak05.09.2024 - 07:54

    göz kapaklarımın altında seninle kapanan bir rüya,
    açıldığında ise sana yol alan bir dünya var.

  • tarçın kokulu muhabbetler05.09.2024 - 07:52

    “ dostluğu klavyelerinde, yaşamı monitörlerinde arayanlar.
    size sesleniyorum!
    hangi tuş daha etkilidir sıcacık bir gülüşten ya da hangi program verebilir bir ağaç gölgesinde uyumanın keyfini?
    copy-paste (kopyala-yapıştır) yapabilir misiniz dalgaların sahile vuruşunu”

    «««« Müşfik Kenter »»»» çok kalp

  • Ezelden Ebed'e04.09.2024 - 09:09

    Ahde, her zaman olduğu üzere ne güzel dokundun yine kelimelere ve dünyaya

  • boşa yazılan03.09.2024 - 19:20

    o yüzden ki denilir ,, tesadüf diye bir şey yoktur, rast gelmemiz gereken aynalar vardır'' denk geldiğimizde, farkındalıkları görebilmeye ve sevgi ile alıp kabul etmeye niyet edilmeli elbette....

    yaşam yolculuğumuza katkı olan herkese şükran, katkı olduğumuz her bir kişiye şükür..... sıcak kalpleri görünce ısınıyor yaşam yolculuğunda insanoğlu mola verdiği molalarda....

    teşekkürler sevgili Ahde ve Sevgili Dengi, hayatımızda güzelliklere şahit olmaya niyet ederim

  • çocuk03.09.2024 - 19:15

    ipeksi bir özgürlüğe sahipken ayak tabanları keçeye dönmüş minik ayaklar vardı, gecelerin koynunda.... kimsesiz Çocuklar diye bilinir, şemsiyesiz kalan Çocuklar derim ben de onlara....




  • çocuk03.09.2024 - 19:10

    derine yuvarlama kahkahalarını Çocuk, sonrasında bulamıyorsun büyüdükçe onları..... ağız dolusu gül, güneşe doğru, kuşların kanatları kadar özgür ol, bağlarını hatırlayacak kadar aidiyet olsun düşüncelerinde.... sahada oyunla geçir, büyüyen adımlarını...

    uç Çocuk, en yükseklere,
    beklendiğini bilerek dön sonra güvenle... sen sevil be Çocuk, savaşlardan uzak, kulaklarını tıkamadan korkulara, karanlıklara, bir o kadar sevilmemişliğe.

    gül Çocuk bizlere inat, dünyaya inat, koş yalın ayak yağmurların altında, işte böyle, aferin... aferin sana.!