Sevgi içerisinde; alışkanlık, şehvet, aidiyet duygusu, barındırır zaten bunlar insana dair olan duygular. kişinin varlığından zevk almak onunla konuşabilmek bunlar değil mi birlikte yaşamamızı sağlayan unsurlar? bir yandan da biten beraberlikler var sadece alışkanlık, çocuklar, ya da merhamet duygusu. Bana göre böyle bir beraberliği devam ettirmek karşımızdaki insana da hakarettir ve kendimize de ona da haksızlıktır. Beraberlik kafada bitmişse orada aldatmalar da başlar ve bunu kadın da yapar. nasıl yapar illaki fiziksel olarak birlikteliğe gerek yok ki, aklında başka biriyle eşinin yanında olsan bu da bir aldatma değil mi. Üstelik buna kimse engel olamaz. Evlilikler kafada sonlanmışsa fiziki anlamda da hukuksal olarak da bitirilmeli. Evlenmek hak olduğu kadar ayrılmakta haktır. Bunun için kimse kimseyi yıpratmasın bence.
henüz sekiz yaşındayım Karaköy'e teyzeme gitmiştik iki hafta boyunca Hristiyanların ayinlerini izledim ve sonunda evden kimseye söylemeden gidip bir sırada oturup törene katıldım. Müslümanlığımdan hiçbir şey eksilmedi hala.
ilk tanıdığınız birini sevemezsiniz huyunu suyunu bilmeden sadece diş görünüşünden hoşlanırsanız ve onu tanıdıkça sever ya da sevmezsiniz bu noktada evrilir. ve ikisi zincirleme gelişirler.
İnsan o kadar da nankör değil aslında ruh ikizini bulduğunda aşık olmakla kalmazsınız vazgeçilmez de olur o kişi. Mesele niyetler aslında yani niyeti sahtekarlık olan insana ne yaparsanız yapın dürüstlüğü öğretemezsiniz. çünkü o zaten ne istediğine çoktan karar vermiştir.
insanın yaratılışında vardır gizemli olana ilgi" kaçan kovalanır" misali. ve gizem çözüldüğünde ise aşk biter. sanırım anlatmak istediğiniz de bu. Ben de diyorum ki; bu durum hastalıklıdır. aşk sevgiye evrilebilir işte o zaman uzun soluklu ilişkiler( sağlıklı) doğar. gizem çözüldüğünde insan aradığını bulduğunu düşündüğünde sevgiye evrilir aslında aşklar. işin doğrusu, yani bana göre her insanın hayallerinde yarattığı karakter vardır ve hep onu arar. bulduğunda ise sahiplenme başlar. iki tarafta karşılıklı bu hislere sahipse bir ömür dediğimiz mutlu huzurlu bir beraberliğe dönüşür.
Bu kadar değer yükleme başkalarına hayat önce kendinde başlıyor. kendine değer verince görmeye başlar insan ruhunun güzelliklerindeki mutluluğu. işte o vakit gerçek sevgiler rast gelir hayatına. ne güzel cümledir ve ne çok şeyler barındırır içinde." kendine şans ver" :)
Buralarda Türkü yok. olsun Latin müzikleri var Ama kahvaltı da yok bizim ellerdeki gibi; olsun, bir fincan kahve var Buralarda herkes yabancı; olsun, dostlarımla yaşadığım anılarım var hatta teknoloji çok ilerledi yanımdaymışlar gibi konuşabiliyorum.
Ama benim konuşacak dostum bile yok; olsun, kendim varım.
İnsanın insana güveni kalmamış birine selam verseniz, " acaba altında ne var diye düşünüyor" bıkmadan usanmadan bu algının yıkılması için tıpkı karınca misali yangına su taşımaya devam edeceğim.
Sevgi içerisinde; alışkanlık, şehvet, aidiyet duygusu, barındırır zaten bunlar insana dair olan duygular. kişinin varlığından zevk almak onunla konuşabilmek bunlar değil mi birlikte yaşamamızı sağlayan unsurlar? bir yandan da biten beraberlikler var sadece alışkanlık, çocuklar, ya da merhamet duygusu. Bana göre böyle bir beraberliği devam ettirmek karşımızdaki insana da hakarettir ve kendimize de ona da haksızlıktır. Beraberlik kafada bitmişse orada aldatmalar da başlar ve bunu kadın da yapar. nasıl yapar illaki fiziksel olarak birlikteliğe gerek yok ki, aklında başka biriyle eşinin yanında olsan bu da bir aldatma değil mi. Üstelik buna kimse engel olamaz. Evlilikler kafada sonlanmışsa fiziki anlamda da hukuksal olarak da bitirilmeli. Evlenmek hak olduğu kadar ayrılmakta haktır. Bunun için kimse kimseyi yıpratmasın bence.
bu hikaye bana bir anımı hatırlattı.
henüz sekiz yaşındayım Karaköy'e teyzeme gitmiştik iki hafta boyunca Hristiyanların ayinlerini izledim ve sonunda evden kimseye söylemeden gidip bir sırada oturup törene katıldım. Müslümanlığımdan hiçbir şey eksilmedi hala.
ilk tanıdığınız birini sevemezsiniz huyunu suyunu bilmeden sadece diş görünüşünden hoşlanırsanız ve onu tanıdıkça sever ya da sevmezsiniz bu noktada evrilir. ve ikisi zincirleme gelişirler.
İnsan o kadar da nankör değil aslında ruh ikizini bulduğunda aşık olmakla kalmazsınız vazgeçilmez de olur o kişi. Mesele niyetler aslında yani niyeti sahtekarlık olan insana ne yaparsanız yapın dürüstlüğü öğretemezsiniz. çünkü o zaten ne istediğine çoktan karar vermiştir.
insanın yaratılışında vardır gizemli olana ilgi" kaçan kovalanır" misali. ve gizem çözüldüğünde ise aşk biter. sanırım anlatmak istediğiniz de bu. Ben de diyorum ki; bu durum hastalıklıdır. aşk sevgiye evrilebilir işte o zaman uzun soluklu ilişkiler( sağlıklı) doğar. gizem çözüldüğünde insan aradığını bulduğunu düşündüğünde sevgiye evrilir aslında aşklar. işin doğrusu, yani bana göre her insanın hayallerinde yarattığı karakter vardır ve hep onu arar. bulduğunda ise sahiplenme başlar. iki tarafta karşılıklı bu hislere sahipse bir ömür dediğimiz mutlu huzurlu bir beraberliğe dönüşür.
Nasıl gizeme açabilir misiniz vaktiniz varsa şayet.
Yaşamak her şeye rağmen güzel
ve " Mutluluk tercihtir" sen içinde hissetmediğin zaman ne yazık ki senden gider ve kimse buna derman olamaz.
kal sağlıcakla okuyan kişi...
Kaçamak sözler, tartışmak istemiyorsak aynı fikirde değiliz demektir :)
Peki efenim saygılar...
katkınızdan dolayı teşekkür ederiz.
Bu kadar değer yükleme başkalarına hayat önce kendinde başlıyor. kendine değer verince görmeye başlar insan ruhunun güzelliklerindeki mutluluğu. işte o vakit gerçek sevgiler rast gelir hayatına. ne güzel cümledir ve ne çok şeyler barındırır içinde." kendine şans ver" :)
Buralarda Türkü yok. olsun Latin müzikleri var
Ama kahvaltı da yok bizim ellerdeki gibi; olsun, bir fincan kahve var
Buralarda herkes yabancı; olsun, dostlarımla yaşadığım anılarım var hatta teknoloji çok ilerledi yanımdaymışlar gibi konuşabiliyorum.
Ama benim konuşacak dostum bile yok; olsun, kendim varım.
Birey olmanın farkında olmalıyız belki de
İnsanın insana güveni kalmamış birine selam verseniz, " acaba altında ne var diye düşünüyor" bıkmadan usanmadan bu algının yıkılması için tıpkı karınca misali yangına su taşımaya devam edeceğim.