Ben dağda tek başıma,
Bakmadan kumaşıma,
Yetmiş yıllık yaşıma,
Yaşamaktayım.
İki inek, sekiz koyun,
Sabah sütü ateşe koyun,
İhtiyaçlarınız elinizin altında,
Sütü için, peynirle zeytinle doyun.
Dışarı bakıyorum,
Çimenler hertarafta
Yemyeşil bir halı,
Arılar vız vız uçmakta,
Bana hazırlıyor balı.
Bir ağaç mis gibi kokular yayıyor,
Ihlamurdandır dalı
Ben dışarı çıkarım,
Peşimden gelir sürü,
Oksijeni beynimde hissediyorum,
Yürü babam yürü.
Stres yok, sıkıntı yok, kafam rahat,
Bellidir her gün gidilecek hat.
Beni mutlulukla gülümsetir ineklerin eşliği,
Onlarda görmedim, şehirdeki kalleşliği.
İki inek, sekiz koyun,
Sabah sütü ateşe koyun,
İhtiyaçlarınız elinizin altında,
Sütü için, peynirle zeytinle doyun.
Kovandan balı alırım,
Peyniri, kaymağı hazırlarım,
Köye iner, pazarda tezgâhımı açarım.
Eksiklerim varsa alırım;
Ama hemen dağa kaçarım.
Bu yaşıma kadar pek çok kez aldandım,
İnsan denen yaratıktan usandım.
Melemelerle karşılar beni her koyun.
Su çeker, sularım onları,
Derindir kuyum.
İki inek, sekiz koyun,
Sabah sütü ateşe koyun,
İhtiyaçlarınız elinizin altında,
Sütü için, peynirle zeytinle doyun.
Ben tek başına yaşıyorum dostlar.
Stres yok, sıkıntı yok;
Yalan yok, dolan yok.
İneklerimden, koyunlarımdan sütüm,
Arılardandır balım,
Kuyumdan buz gibi suyum.
Yalnızım dostlar…
Ve çok; ama çok mutluyum….
Semih Eratlı
Kayıt Tarihi : 7.09.2026 00:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!