İnsanların dünyaya neden geldik sorunsalına cevaben; Dinlere tutunmaları gereklidir. Bunun nesi kötü? ahlaki açıdan insana vazifeler verir ve geliştirir. Niçin ikisi bir arada olmasın. Anlatılan din ile yaşanması gereken dinin farkına varıp doğru düzgün hayata geçirildiğinde zarar değil fayda sağlayacak bir inancı İyileştirmek yerine neden yıkalım..?
Yıllarca kuranın metafizikle açıklamaya kalktılar. En büyük yanlış burada yapıldı. İnsanlar kafa karışıklığından dinden soğudu. Bugün ABD ya da diğer büyük devletler bunun farkındalar kuran rasyoneldir. diyalektik ile ancak yorumlanabilir. kısmen Metafizik ile açıklanabilecek bazı ayetlerin dışında Kuranın Felsefesi rasyoneldir.
"Bir Türk dünyaya bedeldir" neden rasyonel bakış açısı benimsenmesin. Tek yapılması gereken Dİn ile rasyonalizmin olmayacağı inancını yıkmaktır Türkiyede : Aslı' lar da bunu başarabilir pekala ben bir Türküm ve doğru bilinci elimden geldiğince anlatıyorum benim gibi niceleri var. Yeter ki niyet bilge ve olumlu art niyetsiz olsun. Hiç de kasmıyorum gerçekleri dile getiriyorum.
Bilgi gibi gelişim de tamamlanan bir şey değildir elbette ben böyle bir şey iddia etmedim ki. geriden gelirken ileri medeniyetler ve küresel değişime ayak uydurmak için gelişimi yakalayabileceğimizi söyledim.
"Önce akılcılık ile yapılacak işleri sırasıyla organizasyon ve koordinasyon planlarını yapıp hazır olmak Afet sırasında da yapılması gerekenlere start vermek. yapılması gereken buydu. dedin ya işte mesele bu.. türkler araplar afrikalılar, latin amerikalılar. bu tip toplulukların yapabileceği bi şey değil. bunlar başkalarının iteklemesiyle ilerleyen topluluklar. bizler felaket öncesi tedbir alan değil, felaket sonrası ağlaşan bir topluluk olmayı seçtik. yeni bi depremde yine aynı senaryo yaşanacak..yüz deprem de olsa asla değişmez bu topluluk..çünkü bunun kaderle alakalı olduğunu sanıyor insanlar."
Daha en baştan biz yapamayız'ı kabullenmek yanlış düşünce şekli. Ve ben bunu kabul etmiyorum. değişen dünya içinde sömürülmüş toplumlarda uyanacaktır çünkü teknoloji artık her kapıyı çalıyor. Eskisi gibi körü körüne bağımlılıkların önüne bilginin öğretisiyle geçilecek. (Devletlerin karışması da bunun göstergesidir, çünkü halklar uyanıyor) her bireye ulaşılacak. Hele hele de Türkiye gibi yıllardır sizin söylediğiniz sebeplerden dolayı bir türlü gelişimini tamamlayamayan bir ülke. Gençleri uyanmış bir ülke mutlaka doğru bilgiye ulaşacak ve benimseyecek. Demokrasiyi seçerek doğru yönetim anlayışını demokratik düzenlerin içinden hatta en iyisini seçecek. Ben buna inanıyorum.
Önce akılcılık ile yapılacak işleri sırasıyla organizasyon ve koordinasyon planlarını yapıp hazır olmak Afet sırasında da yapılması gerekenlere start vermek. yapılması gereken buydu.
halkın birleşmesi önemli değil demişsiniz. Önemli hem de çok önemli. Ama planlanmış bir afet yönetiminden daha etkili değil tabii ki. İşte biz halk olarak maalesef ki yetersiz kalan yönetim sistemini tamamlamak zorunda kaldık. Oysaki halkın görevi : Devlet tarafından göçükte kalan insanların ivedilikle çıkarılması, hasta hane organizasyonları, deprem zedeler için açıkta kalmamaları için barınma ihtiyaçları giderildikten sonra kalan ufak tefek işleri tamamlamak olmalıydı.
Bizim halkımız coşkuludur, merhametlidir, birlik olmayı bilir. ve bu bizi çok güçlü kılar. Birlikten kuvvet doğar çünkü. bu refleksler halkları güçlü kılar.
Afet Allahtan dedik. Hangi zaviye, tekke ya da Diyanet işlerini yükümlü tuttuk? bütün devlet birimleriyle halk gücünü birleştirmedi mi? bu laiklik anlayışı değil de nedir?
Afetleri yönetmek devletlerin işidir bu işi partilere indirmek doğru değil. devlet yönetimine hangi parti seçilmişse o parti görevlidir. Ne yapılması gerekiyorsa onlar yaparlar. Buna rağmen tüm eksikleri kapattık. halk ve muhalefet partileri herkes tek yürek olmadı mı?
İnsanlar neyi bulup çıkarabildiki. Daha doğru düzgün işleyen Ana yasaları yok. ne yapalım çöpe mi atalım hepsini efemm.
İnsanların dünyaya neden geldik sorunsalına cevaben; Dinlere tutunmaları gereklidir. Bunun nesi kötü? ahlaki açıdan insana vazifeler verir ve geliştirir. Niçin ikisi bir arada olmasın. Anlatılan din ile yaşanması gereken dinin farkına varıp doğru düzgün hayata geçirildiğinde zarar değil fayda sağlayacak bir inancı İyileştirmek yerine neden yıkalım..?
Ben dünyaya bedelim:)))) sordum sadece; neden gerçek olmasın? :)
Bırak ben de biraz kullanayım bazı sözleri:))
Yıllarca kuranın metafizikle açıklamaya kalktılar. En büyük yanlış burada yapıldı. İnsanlar kafa karışıklığından dinden soğudu. Bugün ABD ya da diğer büyük devletler bunun farkındalar kuran rasyoneldir. diyalektik ile ancak yorumlanabilir. kısmen Metafizik ile açıklanabilecek bazı ayetlerin dışında Kuranın Felsefesi rasyoneldir.
"Bir Türk dünyaya bedeldir" neden rasyonel bakış açısı benimsenmesin. Tek yapılması gereken Dİn ile rasyonalizmin olmayacağı inancını yıkmaktır Türkiyede : Aslı' lar da bunu başarabilir pekala ben bir Türküm ve doğru bilinci elimden geldiğince anlatıyorum benim gibi niceleri var. Yeter ki niyet bilge ve olumlu art niyetsiz olsun. Hiç de kasmıyorum gerçekleri dile getiriyorum.
"gelişim tamamlanan bi süreç değildir."
Bilgi gibi gelişim de tamamlanan bir şey değildir elbette ben böyle bir şey iddia etmedim ki. geriden gelirken ileri medeniyetler ve küresel değişime ayak uydurmak için gelişimi yakalayabileceğimizi söyledim.
"Önce akılcılık ile yapılacak işleri sırasıyla organizasyon ve koordinasyon planlarını yapıp hazır olmak
Afet sırasında da yapılması gerekenlere start vermek. yapılması gereken buydu. dedin ya işte mesele bu.. türkler araplar afrikalılar, latin amerikalılar. bu tip toplulukların yapabileceği bi şey değil. bunlar başkalarının iteklemesiyle ilerleyen topluluklar. bizler felaket öncesi tedbir alan değil, felaket sonrası ağlaşan bir topluluk olmayı seçtik. yeni bi depremde yine aynı senaryo yaşanacak..yüz deprem de olsa asla değişmez bu topluluk..çünkü bunun kaderle alakalı olduğunu sanıyor insanlar."
Daha en baştan biz yapamayız'ı kabullenmek yanlış düşünce şekli. Ve ben bunu kabul etmiyorum. değişen dünya içinde sömürülmüş toplumlarda uyanacaktır çünkü teknoloji artık her kapıyı çalıyor. Eskisi gibi körü körüne bağımlılıkların önüne bilginin öğretisiyle geçilecek. (Devletlerin karışması da bunun göstergesidir, çünkü halklar uyanıyor) her bireye ulaşılacak. Hele hele de Türkiye gibi yıllardır sizin söylediğiniz sebeplerden dolayı bir türlü gelişimini tamamlayamayan bir ülke. Gençleri uyanmış bir ülke mutlaka doğru bilgiye ulaşacak ve benimseyecek. Demokrasiyi seçerek doğru yönetim anlayışını demokratik düzenlerin içinden hatta en iyisini seçecek. Ben buna inanıyorum.
Önce akılcılık ile yapılacak işleri sırasıyla organizasyon ve koordinasyon planlarını yapıp hazır olmak
Afet sırasında da yapılması gerekenlere start vermek. yapılması gereken buydu.
halkın birleşmesi önemli değil demişsiniz. Önemli hem de çok önemli. Ama planlanmış bir afet yönetiminden daha etkili değil tabii ki. İşte biz halk olarak maalesef ki yetersiz kalan yönetim sistemini tamamlamak zorunda kaldık. Oysaki halkın görevi : Devlet tarafından göçükte kalan insanların ivedilikle çıkarılması, hasta hane organizasyonları, deprem zedeler için açıkta kalmamaları için barınma ihtiyaçları giderildikten sonra kalan ufak tefek işleri tamamlamak olmalıydı.
Bizim halkımız coşkuludur, merhametlidir, birlik olmayı bilir. ve bu bizi çok güçlü kılar. Birlikten kuvvet doğar çünkü. bu refleksler halkları güçlü kılar.
Afet Allahtan dedik. Hangi zaviye, tekke ya da Diyanet işlerini yükümlü tuttuk? bütün devlet birimleriyle halk gücünü birleştirmedi mi? bu laiklik anlayışı değil de nedir?
Afetleri yönetmek devletlerin işidir bu işi partilere indirmek doğru değil. devlet yönetimine hangi parti seçilmişse o parti görevlidir. Ne yapılması gerekiyorsa onlar yaparlar. Buna rağmen tüm eksikleri kapattık. halk ve muhalefet partileri herkes tek yürek olmadı mı?