Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Rowing: Kürek çekme./ İng.
Closely: Yakından , dikkatle, yakın./ İng.
Il bagnasciuga: Kıyı şeridi. / İt." il punto in cui mare incontra la spiaggia".İng.: Shore
Sahil. /İt.İng.: Beach
Deniz. / İt.İng.: sea
Una fetta di torta: Bir dilim yaş pasta.Un trancio di pizza: Bir dilim pizza.Uno spicchio di mela: Bir dilim elma.
Knock: Kapı çalması, darbe, çarpma sesi, kapıyı çalmak. / İng.Knock over: Çarpmak, devirmek, yıkmak, çalmak, aşırmak.
Pick up X Put downPut down = Koymak ,indirmek, bırakmak, sermek.
Throw: Atmak, fırlatmak, saçmak, yollamak. / İng.
Undo: Açmak, çözmek, düğüm açmak, sökmek, geri almak. / İng.Do up: Tamir etmek, bağlamak, paketlemek, sıkmak, iliklemek, toparlamak, sıkıca bağlamak.
Rowing: Kürek çekme./ İng.
Closely: Yakından , dikkatle, yakın./ İng.
Il bagnasciuga: Kıyı şeridi. / İt.
" il punto in cui mare incontra la spiaggia".
İng.: Shore
Sahil. /İt.
İng.: Beach
Deniz. / İt.
İng.: sea
Una fetta di torta: Bir dilim yaş pasta.
Un trancio di pizza: Bir dilim pizza.
Uno spicchio di mela: Bir dilim elma.
Knock: Kapı çalması, darbe, çarpma sesi, kapıyı çalmak. / İng.
Knock over: Çarpmak, devirmek, yıkmak, çalmak, aşırmak.
Pick up X Put down
Put down = Koymak ,indirmek, bırakmak, sermek.
Throw: Atmak, fırlatmak, saçmak, yollamak. / İng.
Undo: Açmak, çözmek, düğüm açmak, sökmek, geri almak. / İng.
Do up: Tamir etmek, bağlamak, paketlemek, sıkmak, iliklemek, toparlamak, sıkıca bağlamak.