Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
" Savaşın ateşiyle ısınmak isteyenler kendi evlerini küle çevirirler."Özlü söz
I used to want to be a pilot (Pilot olmak istiyordum). / İng.
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek.
I would like to get a haircut. (Saçımı kestirmek istiyorum). / İng.
Kar küreği. / İng.Shovel: KürekTrowel: Mala, kısa saplı kürek, sıva malası.
Bucket: Kova. / İng.Basin: Leğen
Kaktüsler./ İng. (Cacti: Kektai)Cactus: Kaktüs (Cactus: Kaktıs)
Shore: Kıyı, sahil, kenar, deniz kıyısı./İng.
Getting a tan: Bronzlaşmak./ İng." I'm getting a tan."
" Savaşın ateşiyle ısınmak isteyenler kendi evlerini küle çevirirler."
Özlü söz
I used to want to be a pilot (Pilot olmak istiyordum). / İng.
I used to want to be a pilot (Pilot olmak istiyordum). / İng.
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek.
I would like to get a haircut. (Saçımı kestirmek istiyorum). / İng.
Kar küreği. / İng.
Shovel: Kürek
Trowel: Mala, kısa saplı kürek, sıva malası.
Bucket: Kova. / İng.
Basin: Leğen
Kaktüsler./ İng. (Cacti: Kektai)
Cactus: Kaktüs (Cactus: Kaktıs)
Shore: Kıyı, sahil, kenar, deniz kıyısı./İng.
Getting a tan: Bronzlaşmak./ İng.
" I'm getting a tan."