Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Wink: Göz kırpmak (tek gözüyle)Blink:Göz kırpmak (iki gözünü birden)
A stem of green onion: Bir sap yeşil soğan./ İng.
A clove of garlic: Bir diş sarımsak.
" Savaşın ateşiyle ısınmak isteyenler kendi evlerini küle çevirirler."Özlü söz
I used to want to be a pilot (Pilot olmak istiyordum). / İng.
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek.
I would like to get a haircut. (Saçımı kestirmek istiyorum). / İng.
Kar küreği. / İng.Shovel: KürekTrowel: Mala, kısa saplı kürek, sıva malası.
Bucket: Kova. / İng.Basin: Leğen
Wink: Göz kırpmak (tek gözüyle)
Blink:Göz kırpmak (iki gözünü birden)
A stem of green onion: Bir sap yeşil soğan./ İng.
A clove of garlic: Bir diş sarımsak.
" Savaşın ateşiyle ısınmak isteyenler kendi evlerini küle çevirirler."
Özlü söz
I used to want to be a pilot (Pilot olmak istiyordum). / İng.
I used to want to be a pilot (Pilot olmak istiyordum). / İng.
Eğrilmekte olan yün, keten vb. şeylerin tutturulduğu, bir ucu çatal değnek.
I would like to get a haircut. (Saçımı kestirmek istiyorum). / İng.
Kar küreği. / İng.
Shovel: Kürek
Trowel: Mala, kısa saplı kürek, sıva malası.
Bucket: Kova. / İng.
Basin: Leğen