Eğer bir yere faydan yoksa, zararın olmasın.
Belirsiz, muğlak, anlaşılmaz, belli belirsiz. / İng.Vagueness: Müphemlik, belirsizlik, muğlaklık, anlaşılmazlık.
Parasol: Şemsiye, bahçe şemsiyesi.
In advance thanks (Şimdiden teşekkürler)
İt. "Fare una foto" (To take a photo). / Fotoğraf çekmek.
Fare la doccia: Duş yapmak.
Peggiorare: Daha kötüye gitmek. / İt.- Come stai? (Nasılsın?)- Non c'é male.(Fena değil)- Potrebbe andare peggio ( Daha kötü olabilirdi.)- Oggi non mi sento per niente bene
Tear: Yırtmak. / İng. Tear the ribbons: Lime lime etmekTear the pieces: Parçalamak.
1. Geri çevirmek, reddetmek, kabul etmemek, refüze etmek. / İng.Refuse the invitation:Daveti geri çevirmek.Refuse responsibility: Sorumluluk reddi.Refuse the job: İşi reddetmek. 2. Süprüntü, atık, işe yaramaz, birikinti. / İng.Refuse collector: Çöpçü, hurdacı.Refuse container: Çöp konteyneri.Refuse track: Çöp kamyonu.
Sto da dio: İyiyim.
Sto da dio : iyiyim
Belirsiz, muğlak, anlaşılmaz, belli belirsiz. / İng.
Vagueness: Müphemlik, belirsizlik, muğlaklık, anlaşılmazlık.
Parasol: Şemsiye, bahçe şemsiyesi.
In advance thanks (Şimdiden teşekkürler)
İt. "Fare una foto" (To take a photo). / Fotoğraf çekmek.
Fare la doccia: Duş yapmak.
Peggiorare: Daha kötüye gitmek. / İt.
- Come stai? (Nasılsın?)
- Non c'é male.(Fena değil)
- Potrebbe andare peggio ( Daha kötü olabilirdi.)
- Oggi non mi sento per niente bene
Tear: Yırtmak. / İng.
Tear the ribbons: Lime lime etmek
Tear the pieces: Parçalamak.
1. Geri çevirmek, reddetmek, kabul etmemek, refüze etmek. / İng.
Refuse the invitation:Daveti geri çevirmek.
Refuse responsibility: Sorumluluk reddi.
Refuse the job: İşi reddetmek.
2. Süprüntü, atık, işe yaramaz, birikinti. / İng.
Refuse collector: Çöpçü, hurdacı.
Refuse container: Çöp konteyneri.
Refuse track: Çöp kamyonu.
Sto da dio: İyiyim.
Sto da dio : iyiyim