bir merdiven altı boşluğunda bizi düşündüm dolandırdım bütün korkularımı olmadı susma söyle! yalan yanlış bir sevda mıdır bu neden düzensiz korkularla düştüm içine
kafası bozulunca denizde çılgınlar gibi yüzen, trafikte sakin, evde çocuk, iş yerinde ciddi, sevdiği kadının yanında adam olan,türkü seven, atlayan zıplayan, misafirlikte havluyu ıslak görürse elini yüzünü bornoza silen, 'git ekmek al' dediklerinde kısa mesafeye gitmek istemeyen taksiciye dönüşen, telefonu tek eliyle kullanırken parmağının yetişmediği uygulamaya girmekten vazgeçen, ciddi ortamlarda gülme hastalığı olan, telefonunun parmak izi ile kirlenen ekranını pijamasının koluna silmekten muazzam keyif alan, biraz deli biraz da gel git akıllı, sadık, kıskanç, yaşamak için yemeyen yemek için yaşayan,doğa manyağı,mangal ustası,kişi işte :))))) bunların dışında; Ne hesabını verecegim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyecek bır gecmişim..Ne hissettiysem onu söyledim, onu yaşadım... Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım...Asla keşkelerim olmadı... Hiçbir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım... Karşıma bazen gerçek yüzler, bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım.. Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim, ya da asla birini severken karşılığını beklemedim... Dostluğuma değer biçmedim, sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim... Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim... Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım... Ama hata insana mahsustur dedim..Affettim, af dilemedim asla.. Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.Belki de içten içe sinsice güldüler...Ama asıl unuttukları şuydu... Ben aldanmadım... Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar... Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için... Kaybetmek onlar da bir alışkanlık haline geldiği için... Oysa ben hiç insan kaybetmedim... Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..
Melâmet...
Kelimelere küsmüş şair gibiyim.
'Özür dilerim, yanlışlıkla tanımışım.' demek istediğim insanlar var.
Belâ aşktan büyükmüş. Allah hepsinden.! (NB)
Sonra dedim ki;
Saklasam çocukları ve şiiri...
Yüreğimin en derinine.
İkisi de fazla güzel...
Bu boktan dünya için!
/ Birhan Eroğlu
Sen gelsen aniden
bir merdiven altı boşluğunda bizi düşündüm
dolandırdım bütün korkularımı olmadı
susma söyle!
yalan yanlış bir sevda mıdır bu
neden düzensiz korkularla düştüm içine
Gerçekle yaralanmak, bir yalanla oyalanmaktan daha iyidir.
kaç kişi, kaç kere kendine ait,
öğrenilmemiş bir ağrıyı okşayarak saklayabilir içinde? ..
Ne kadar çok gürültü var? ? ? Belli ki herkes bir günahını susuyor.
Sonra dedim ki; Allah razı olsun....Mutluluk diliyorsun susturduğun yüreğime? ? ?
Ey mavi gözlü dev;
'Güzel günler göreceğiz çocuklar'ı yazdığın günlerde doğanlar bile torun sahibi oldu.
GÜZEL GÜNLER NEREDE?
sonra; soran olursa beni öldü dersin, bir bahar sabahı öldü gül güzeli...
dünyaya bir çocuğun gözleriyle bakabilsek keşke..
'Sana gökyüzünü ısmarladım,
Gülüşlerinde güneş batsın diye..'
'Gönül hangi mevsimi yaşıyorsa,
Ömür onu yaşar...'
Turgut Uyar yaşamış bu ülkede, müthiş bir şey değil mi sence de?
Sonra dedim ki;
'Karşıma çık. Aniden. Habersizce. Öylece. Birden. Koşarak boynuna sarılmazsam o da benim ayıbım olsun.'
sonra dedim ki; görev kutsalsa,
senin görevinde hep ama hep fedakarlıksa, ........meye devam öyleyse durma...
Sonra dedim ki; Aslolan hayattır, yaşama sevincini yitirmemektir!
Sonra dedim ki; Ben bir papatya değilim, her gelişinde bir parçamı koparamazsın! ..
kafası bozulunca denizde çılgınlar gibi yüzen, trafikte sakin, evde çocuk, iş yerinde ciddi, sevdiği kadının yanında adam olan,türkü seven, atlayan zıplayan, misafirlikte havluyu ıslak görürse elini yüzünü bornoza silen, 'git ekmek al' dediklerinde kısa mesafeye gitmek istemeyen taksiciye dönüşen, telefonu tek eliyle kullanırken parmağının yetişmediği uygulamaya girmekten vazgeçen, ciddi ortamlarda gülme hastalığı olan, telefonunun parmak izi ile kirlenen ekranını pijamasının koluna silmekten muazzam keyif alan, biraz deli biraz da gel git akıllı, sadık, kıskanç, yaşamak için yemeyen yemek için yaşayan,doğa manyağı,mangal ustası,kişi işte :)))))
bunların dışında;
Ne hesabını verecegim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyecek bır gecmişim..Ne hissettiysem onu söyledim, onu yaşadım... Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım...Asla keşkelerim olmadı... Hiçbir zaman kendimle vicdan mahkemesi yapmak zorunda kalmadım... Karşıma bazen gerçek yüzler, bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım.. Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim, ya da asla birini severken karşılığını beklemedim... Dostluğuma değer biçmedim, sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim... Sevdiysem sonuna kadar gittim, bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim... Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım... Ama hata insana mahsustur dedim..Affettim, af dilemedim asla.. Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim.Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.Belki de içten içe sinsice güldüler...Ama asıl unuttukları şuydu... Ben aldanmadım... Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar... Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için... Kaybetmek onlar da bir alışkanlık haline geldiği için... Oysa ben hiç insan kaybetmedim... Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar..
Şehit mi var yine?
Ortalık cennet kokuyor da!
sonra dedim ki, ne duruyorsun yanıma gel...
Kalbi acıtan ne varsa, sen hepsinden birazsın işte.
Ah Muhsin Ünlü
Sonra dedim ki; ne desem boş! ..
“En güzel etki,
iki benzer ruhun birbirine yaptığı etkidir. ”
Masal bittiii...
Sonra dedim ki; şimdi kulağıma bir şey söyle, yak beni! ..
'Tekrarı yoktur bazı şeylerin.. Hayat gibi. Aşk gibi. Ömür gibi..'