Uzaklıklar getiren yüzün anlam biriktiriyor orada yaşamak bir ayrıntı, orada parlayan boşluk. Neresinde duracağımı bilseydim Dünyanın ses olur düşerdim sabahına. Ve bir çocuk, alnı uçurum içinde. uzun geceler, zehrin özlediği zehir dahi merhem olur senin avuçlarında.. gülüşünde her bir hücremi durduran yerçekimi.
'- Şimdi mürekkebinde ayrılık, duasında mutluluk besleyen bir şairin iç çekişi, Şimdi şarkıların ayrılık notasında karargah, Bir yağmurun asfalta çarpışıyla dağılışı, bir mum ateşinin rüzgara direnişinde ki cesaretim. -bir ağustos böceği kadar tembelim kendimi severken.
Konuşmak anlaşılabilmenin / anlayabilmenin tek yoludur.. ancak söylenen sözler boşluğa savruluyor hiç bir bir anlam ifade etmiyorsa susmaktır doğru olan... daha fazla yıpranmadan / yıpratmadan..
Uzaklıklar getiren yüzün anlam biriktiriyor
orada yaşamak bir ayrıntı, orada parlayan boşluk.
Neresinde duracağımı bilseydim Dünyanın
ses olur düşerdim sabahına.
Ve bir çocuk, alnı uçurum içinde.
uzun geceler, zehrin özlediği zehir dahi merhem olur senin avuçlarında.. gülüşünde
her bir hücremi durduran yerçekimi.
'Bi hayli kırgınım.. Kime olduğunu, neden olduğunu bilmeden.. Belki hayata, belki kendime, belkide dilimden düşmeyen keşke'lere. '
'Eğer arada bir çocukluk etmeyeceksen,
Büyümenin bir anlamı yok...'
'Yastığa başını koyduğun an başlar asıl macera..Gözyaşların intihar eder tek tek, gözlerinden yastığa! ...'
'Biz de bir kere sevinebilseydik.
Çiçek açmış ağaçlar gibi çıldırasıya..'
'- Şimdi mürekkebinde ayrılık,
duasında mutluluk besleyen bir şairin iç çekişi,
Şimdi şarkıların ayrılık notasında karargah,
Bir yağmurun asfalta çarpışıyla dağılışı,
bir mum ateşinin rüzgara direnişinde ki cesaretim.
-bir ağustos böceği kadar tembelim kendimi severken.
'hüzünlü çiçekler gibi
mahzun yürekler;
kader cilvesini,
bahar müjdesini bekler...'
olmadı,olamadı,olamayor (*_*)
Oysa 'sevdiğinin yanağında açan çiçeği görmek için kahin olmaya gerek yok ki' demişti Gül Şair bir mısrasında..
'Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini.'
'bu yıl (da) bize gülmek haram belki seneye'
:(
sanki kalkmayacak
Yatsam uzun uzun ve kalkmasam
Ve sonra bir uyansam
her şey yoluna girmiş olsa.
/ Ali Lidar
...içimde ölen öldü,kalan kaldı,ben aynı...
geçtik efendim geçtik...yarım kalan cümlelere noktalar konulduğunda tüm anlam yitti...
bizde bütün sözlerden vazgeçtik..artık kulağımız sağır, gözlerimiz kapalı!
Boşver,her zaman yoktu ki zaten.Onsuzda yaparsın.Tek gözyaşına değmez.
Kalbim:Salak salak konuşup benim canımı sıkma.Sen aşıksın,kendine gel..
Sonra dedim ki kendime...' İlhan İrem dinle... Seni ancak o anlıyor...'
Gökyüzünü bulutlar kaplasa da biliyorum ki o bulutların arkasında bir Güneş var..
sonra dedim ki seni gebertmeden defol git!
Yeterince dürüstsen, fazlasıyla aşıksan ve gerçekten iyi biriysen; Hazırsın. Artık mutsuz olabilirsin!
Sen orda dalından koparılmış bir zerdali gibi dur,
Ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayım.
Konuşmak anlaşılabilmenin / anlayabilmenin tek yoludur..
ancak söylenen sözler boşluğa savruluyor hiç bir bir anlam ifade etmiyorsa susmaktır doğru olan...
daha fazla yıpranmadan / yıpratmadan..
Affetmeyin, sizi öylece üzüp sabaha kadar uykusuz bırakıp nankörce düşünmeden hayatlarına devam eden insanları, Affetmeyin.!
Ruhum üşür, ter atar gözlerim..
sonra dedim ki bu antolojiyi mahvettiler, yorum yok, kitap tanıtımları yok tadı da yok tuzu da yok. Oturup yeni bir antoloji yazılımı mı yapsak ki?
bir dağ başı yalnızlığı bu ölümden beter hiç kimse tanımasa bilmese beni sen gelsen yeter
aman boş ver herşeye rağmen gülümse
sonra dedim ki herşeyin değeri harcadığın emek kadardır....
Kişi karşısındakini kendi gibi bilirmiş...
Sonra dedim ki; Zorla güzellik estetik ameliyata benzer,hükümsüzdür :)