Masiva Şiiri - Veysel Acet

Veysel Acet
23

ŞİİR


1

TAKİPÇİ

Masiva

Gürler sûrun sesi, İsrafil üfler de üfler.
Hiddetlenir denizler, okyanuslar Nuh’tan sonra bir daha.
Artık yok olur masiva.
Uzaklar yakınlaşır gözüne insanın.
Dünyanın öbür ucundan bilye tanesi görülür.
Yer, gök kavuşmuştur.
Esrik kesilir şeytan sopası, dokunan yolunu kaybeder.
Üzümden dökülen ruhsarın demlenir bir gölgede.
Artık ölmüştür cet,
Yok olmuştur kainat.
Sesi kesilir masivanın, üflenince nefes.
Nemrud sabahın karanlığında ezanı bekler.
Firavun hacca gider yalın ayak.
Kaldırmaz çırılçıplak başını secdeden Dahhak.
O vakit bulur yerini adalet.
Yerine gelir hak.
İnsan korkak masiva korkak
Artık ayaklanmış ve kaçışmıştır halk.
Bulut adını anmaz güneşin,
Anne telaşına kapılmayı bırakır evladın.
Baba korumaz ahalisini, bakar öylece yutkunarak.
Masiva ölümlüdür, Hakk’tan gayrı herkes fanî.
Zat-ı zübde kafasını koyar altın tepsiye.
Kalmaz kimse dünyada, geriye.
Lisanına kilit vurulur, lâl olur, perişan olur.
Haline acır mâhlûk.
Masiva dümdüz bir sayfayı andırır lekeli.
Masiva kara keçelere bürünür o günden sonra.
Günler kırgındır güneşe.
Yanmıştır kül renginde, yanıktır ecdad sesi.
Kaçar korka korka.
Yağmalanır soysuzların mülemma kadehleri.
Zift kokar pençeler ve elmaslara süzülür yüzleri.
Bunların hepsi Karun’un eseri.
Kalır ve köhneleşir tuğlalar arasında.
Masivanın acısı gideni ağlatır kalanı yoktur ardında.
Kimse umutlanmaz gayrı.
Kimse büyütemez içinde nefreti
Çünkü nefret, korkuya gebe kalır.
Sahra çeşmelerinde yıkanır ölüler isimsiz.
Hiçkimse anlayamaz yok olduğunu.
Her yer mahşer.

Veysel Acet
Kayıt Tarihi : 9.03.2026 06:14:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!