yazdıklarımı okumuycaklar mi yooo.. :)) biraz içimi döktüm nedire..Ohh biraz rahatladim :) Haa bu arada sustular,hayırdır inşallah..bu kadar çabuk mu ulaştı acep mesajım :))) Tüh! bilseydim daha önce yazardim :))
Geçen sene doğum günümde Kosova'daydım. Prizren'in o tatlı taş köprüsüne baktıkça içimde hep yağmur taşıyan bir bulut buluyorum. O yağmur seni nerede yakalar bilmiyorum ama huzursuz bir nabız gibi hep şakağında dursun.
Gidiyorum hoşça kal,kendine iyi bak diyorsun, güldüm bu sözlerine acı,acı biliyormusun.. hoşça kalayım öyle mi? bütün hoşlukları yanında götürürken hemde, geriye ne bıraktın ki...? birkaç soluk resim,gözyaşı ve acıdan başka.. sevdamı götürdün,inancımı götürdün, umutlarımı,yarınlarımı götürdün soldurdun gülücüklerimi yanaklarımda, yalancı bahara kanıp,vakitsiz açan güller gibi. hoşça kalayım öyle mi..? söylermisin nasıl...? umutsuz,inançsız,yarınsız, en önemlisi de sevdasız,sevgisiz öyle mi? nasıl inanmıştım sana nasıl, çölde su,karanlıkta ışık,nur, umutsuzlukta umudum, uğursuzlukta uğurum olmuştun. sevdamızı eşsiz,sevgini sonsuz sanmıştım. şimdiii...sen almış başını yüreğim elinde, gidiyorsun. bana da hoşça kal diyorsun. soluduğum hava senken, damarlarımdaki kan,sen,sen diye akarken, beynimin her kıvrımında sen varken, hoşça kalayım öyle mi? insanoğlu açlığa kırk gün susuzluğa üç gün, havasızlığa birkaç saniye dayanırmış. soluğum senken, nasıl yaşar,nasıl hoşça kalırım be ZALİM.. NASIL,NASIL,NASIL
sevda nedir bilirmisin.. Çeşme de; tutsaklık zincirine vurulmuşsa: taşıyabilirmisin tüm zorluklara karşı.. dayanırmı yüreğin Alaçatı nın deli dalgalarına
darbeye tiyatro oyun diyenler darbecilerin ta kendisidir yaşasın adalet yaşasın özgürlük... hel boğazı kesildi diuyenler iftiracıların ta kendsisidir... yalanla abad olunmaz iftiradan fikir olmaz.. b ilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. yalanbilgiyle oluşan ffikir ise safsatanın ta kendisidir
bazen diyorum ki, palyaço, sen olmasan ben ne yaparım alçakça eksilirim belki biraz her yağmur yağışında yerin dibine girerim hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi
biraz biraz anlıyorum ki, yüzler eller, o terli vücutlar filan her şey plastikmiş biraz
haydi sirtaki yapalım palyaço rakı doldur, yine eksildik biraz
Bugün kendimi kendi haline bıraktım,
Ne hali varsa görsün...
yazdıklarımı okumuycaklar mi yooo.. :)) biraz içimi döktüm nedire..Ohh biraz rahatladim :)
Haa bu arada sustular,hayırdır inşallah..bu kadar çabuk mu ulaştı acep mesajım :)))
Tüh! bilseydim daha önce yazardim :))
Geçen sene doğum günümde Kosova'daydım. Prizren'in o tatlı taş köprüsüne baktıkça içimde hep yağmur taşıyan bir bulut buluyorum. O yağmur seni nerede yakalar bilmiyorum ama huzursuz bir nabız gibi hep şakağında dursun.
vurulduk....
can dedik candan vurulduk
sevda dedik yürekten vurulduk
an dedik anlarda vurulduk
sineğin beyi,sen emanetlere iyi bakardın...nassı unutursun yaaaaaaaaaa..
bana ceza verecekmiş...ben de dedim ki: bana vereceğin ceza,...senin ilk hatanda,sana misli misli dönecek bunu bil...
yalnız yaşamağa alışmış insanın sevmesi asıl,.. felaket olur..
Senin farkın yoktu, ben farklı baktım.
Sonra dedim ki; Bana gülmeyi armağan ettin ama nereye koydum bulamıyorum..
NASIL YAŞARIM...
Gidiyorum hoşça kal,kendine iyi bak diyorsun,
güldüm bu sözlerine acı,acı biliyormusun..
hoşça kalayım öyle mi?
bütün hoşlukları yanında götürürken hemde,
geriye ne bıraktın ki...?
birkaç soluk resim,gözyaşı ve acıdan başka..
sevdamı götürdün,inancımı götürdün,
umutlarımı,yarınlarımı götürdün
soldurdun gülücüklerimi yanaklarımda,
yalancı bahara kanıp,vakitsiz açan güller gibi.
hoşça kalayım öyle mi..?
söylermisin nasıl...?
umutsuz,inançsız,yarınsız,
en önemlisi de sevdasız,sevgisiz
öyle mi?
nasıl inanmıştım sana nasıl,
çölde su,karanlıkta ışık,nur,
umutsuzlukta umudum,
uğursuzlukta uğurum olmuştun.
sevdamızı eşsiz,sevgini sonsuz sanmıştım.
şimdiii...sen almış başını yüreğim elinde,
gidiyorsun.
bana da hoşça kal diyorsun.
soluduğum hava senken,
damarlarımdaki kan,sen,sen diye akarken,
beynimin her kıvrımında sen varken,
hoşça kalayım öyle mi?
insanoğlu açlığa kırk gün
susuzluğa üç gün,
havasızlığa birkaç saniye dayanırmış.
soluğum senken,
nasıl yaşar,nasıl hoşça kalırım be ZALİM..
NASIL,NASIL,NASIL
G.M.A
Amed haklı...denizin dalgalrı bi. bilse kulağıma neler fısıldıyor
sevda nedir bilirmisin..
Çeşme de;
tutsaklık zincirine vurulmuşsa:
taşıyabilirmisin tüm zorluklara karşı..
dayanırmı yüreğin Alaçatı nın deli dalgalarına
bende doğum günümde....kendime çiçek aldım..
Doğum günüm için kendime bir kaç kitap sipariş edip kargo gelince sevineyim. Sonra da sevindiğime sevineyim.
Aklı olan delirsin.
aboooooooooooo...sobeeeeeeeeeeee...yakaladım ya hepinizi...hımmmm...demekki buraya saklanıyodunuz yokken
alt kattan üst kata beni takip eden arı sana diyorum sana kafanmı güzel bi git yaa..
Göğe baktım yerli yerinde
Dalavereciler yerli yerinde
Haydutlar da öyle
İyi dedim
içim rahatladı
'Düzen bozulmamış'
Mukavele tanık, rıza, onay ister…
Ahit (söz verme) istemez, ahde vefa edecek bir yürek olsa kafidir.
Sen beni kötü, kendini iyi gördükçe;
Ne bana kötülük ulaşır, ne sana iyilik.
DENİZ GELİR SE BİR GÜN..... KOLLARIM AÇIK KALSIN KÜSMESİN SONRA... :)))
DENİZE...
Üşümek bile gelmiyor içimden artık o kadar sıcaksın ki yüreğimde yangın yeri gibi aynı.....
AllaH var, Allah yar!
darbeye tiyatro oyun diyenler darbecilerin ta kendisidir
yaşasın adalet yaşasın özgürlük...
hel boğazı kesildi diuyenler iftiracıların ta kendsisidir...
yalanla abad olunmaz iftiradan fikir olmaz.. b ilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz. yalanbilgiyle oluşan ffikir ise safsatanın ta kendisidir
İnsan... evet fitne fesatın yaratıcısı
Sonra bu Mars ta bi imkân oluşsaydı da oraya taşındaydım
..
koşarak girdiği bir çıkmaz sokaktayım şimdi.
kavuşmak;
bedenlere has bir şey değildir herzaman
tuzun içinde nefes
nefesin içinde tuz
yakar
tükenirsen kalmaz anlamı sevdanın
İki şey mühimdir!
Birincisi:
Okyanus gibi bol haysiyet.
İkincisi:
Elif gibi dimdik şahsiyet.
en son dedim ki;
bazen diyorum ki, palyaço,
sen olmasan ben ne yaparım
alçakça eksilirim belki biraz
her yağmur yağışında yerin dibine girerim
hiçbir kadının kasıklarını öpemem belki
ya da unuturum sonradan öğrendiklerimi
biraz biraz anlıyorum ki,
yüzler eller, o terli vücutlar filan
her şey plastikmiş biraz
haydi sirtaki yapalım palyaço
rakı doldur, yine eksildik biraz