Gölge Etme
Ne etsem yaranamadım şu insanlara.
Sözüm oldu,
Düşmanı dost eden,
Dosta post veren...
Ey kara yemişli,
Madem suskunsun, konuşmuyorsun,
Belki de küssün.
Öyleyse beni dinle.
Yatak olsun yaprakların altımıza,
Dök de kucak kucak,
Söyle kardeşim, ayrımız gayrımız ne?
İçtiğimiz su,
Soluduğumuz hava,
Açtığımız sofra,
Barındığımız apartman,
Yaşadığımız şehir mi farklı olan?
İkinci Baharda Aşk
Ey aşk,
İlk ya da son, ne fark eder,
Hasta eder adamı her bahar.
Nerede ağrı var,
Çare ne?
Allah’ım,
Annemden öğrendim tevekkülü,
Sabrı ve duayı babamdan.
İnancım şükür tam,
Şer görünende de hayır ararım,
Değil kıtam,
Daha dün izledik bir film gibi,
Bütün sahneler gözlerimizin önünde,
O kadar gerçek, o kadar sıcak ve tazeler:
Gördük, söz dinlemedi akıllı füzeler,
Delik deşik oteller, evler, saraylar, damlar,
Neredesin sen ey güzelim Porsuk!
Hani içilesi suyunda,
Kuğular gibi gezinen kayıklar?
Hani kemer köprülerinden sarkan maşuklar,
Ve gölgeleri ışıltılı suyunda öpüşen âşıklar?
Nerede oltayı koparan o dev balıklar,
Ah dostlar,
Erken gelmişiz Dünyaya!
Kürek çekmişiz bir ömür bedavaya.
Ne güzel bak bu yüzyılda hayat,
Yatak rahat,
Ulaşım rahat, iş rahat,
Vücutlar gibi ruhlar da kirlenir,
Ama o,
Ne suyla ne sabunla temizlenir.
Kaldıysa azıcık vicdan,
Ve geçerse muhasebeye candan,
Belki birazcık o kir gizlenir.
Olmaz, olmaz deme,
Yapma bir de reklama ödeme.
Piyasada çok bu çeşit mal,
Edilmiştir cüzi bir fiyata da imal.
Oluşturulmuş hazır algı,
Nasılsa dinlenir her yerde bu çalgı:




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!