Ey küçük dağları yaratan,
Kendini adam,
Vatandaşı odun sayan,
Atan tutan....
Her kim isen sözüm sana!
Ey, rüya kadın,
Hülya, diyorum ya ben,
Ne senin asıl adın?
İn misin, cin misin,
Rica etsem,
Rüyalarımdan çıkıp gelir misin?
Ey sevgili,
Vardı nice talibin,
Makam sahibi, zengin...
Hepsini ittin tersiyle elinin,
Bu garibandı çünkü tercihin.
Şimdi bırakıp gidiyorsun onu da lakin,
Yıl iki bin üç, aylardan nisan,
Ne su, ne petrol;
Irak’tan akan gözyaşı ve kan.
Zavallı Irak, kurtlar sofrasında yalnız,
Başyemek olmuş, paylaşılmayı bekler gariban,
Antoloji (şiir, edebiyat, sanat) sitesinde birkaç gurupta rastladığım ve fazlasıyla rahatsız olduğum bir mesajın içeriğiyle ilgili görüş belirtmek istediğim için kaleme aldım bu yazıyı. Bu mesajların birisinde bir arkadaş, bazı atasözlerimizin yanlış duygu ve düşünceyi benimsetip yaydığını söylüyordu. Bir başkası da atasözlerimizin çelişkiler içerdiğini örneklerle anlatıyordu.
İyi de atasözlerinin çelişki içermesi, ya da yanlış fikirleri savunması seni ne ilgilendirir,ne rahatsız eder? Bırak isteyen istediği gibi anlasın, yorumlasın; bunu yapmanın bir sakıncası mı var? diyeceksiniz. Var efendim; çünkü biz dedelerimizin değer yargılarıyla yetiştik. Onların yanlış fikirler içermesi, bizim yanlış düşüncelere sahip olduğumuzu, kişilik ve karakterimizin düzgün olmadığını gösterir. Ayrıca insanlar konuşup yazarken fikirlerini kuvvetlendirmek ya da kanıtlamak için başkalarının görüşlerinden yararlanır. En çok da bu maksatla atasözlerine müracaat ederiz. Yani biz bu doğruları kaç milyon kişi ile kaç asırda oluşturduk… Doğrularımıza sahip çıkmayacak mıyız?
Atasözü milletlerin kültür hazinesidir. Bir toplumun - hatta insanlığın- ortak yaşamından doğmuş, ortak tecrübeleriyle kanıtlanmış; ortak aklının, kültürünün ve dilinin ürünüdür. Hatalı duygu ve düşünceler içermesi imkânsız diyebileceğimiz tek edebiyat verimidir. Elbet de duruma göre, kişiye göre doğrular değişir; ancak aklınıza en yatmayan atasözünün bile doğru olduğu yer ve durumlar vardır.
Tanıktır tarih,
Tanıktır üstünde tarih yazdığım toprak,
Uyarsam da sizi defalarca,
Tanıyamadınız siz,hâlâ beni;
Tarihî düşmanınız savaşı ancak.
Varım ben
Yaratıldığından beri erkek ve kadın.
İster beğenip sevin,
İster yargılayıp asın;
İster benimseyin,
İster evimi ocağımı basın,
Değil ringe,
Geldik mitinge.
Benzettin bizi galiba balığa
Elinde olta,
Atıp tuta,
Geziyorsun meydan meydan.
Maşallah usta,
Ne güzel oynuyorsun,
Daha çok hürriyet diyorsun,
Okul, başörtüsü,
İnanca saygı diyorsun...
Soldan soldan sağa doğru ilerliyorsun.
Ey sen,
İlk aşkım,
Tatlı telaşım,
Endişem, neşem,
Mor menekşem.
Adım adım izledim de seni,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!