Ulan, bu ne biçim lisan,
Varsa yoksa ben, ben…
Bu ne bencillik, ne kibir;
Başkaları da insan,
Onlarda da var akıl fikir...
Belki seninki yanlış ya da noksan,
Aynı evde doğduk,
Aynı kadına anne dedik,
Aynı adama baba,
Aynı tastan su içtik,
Aynı memeden emdik...
Kardeştik biz, kardeş...
Bir şiir okudum dün gece,
Şiir değil, belki şarkı,
Belki tabloydu;
Belki de dokunmuş halis ipekten,
Sadece bir seccadeydi dokunduğum…
Her ilmekte boğuldum başka bir sevince.
Kim demiş sana yaşlısın diye,
Hangi genç anne,
Çocukları her zenginliği,
Doya doya yaşasın diye,
Uyarak ilk günkü tempoya,
Döner bir o yörüngede,
Yurdumun nazlı gelin kızı,
Güzel Marmara’m.
Eteklerin zil çalardı her gece,
Denizde, sahilde, parkta, bahçede…
On yedi Ağustosta, bu gece,
Neden tez bitti eğlence!
Son erek değil cumhuriyet,
Âşkla bağlıdır demokrasiye,
Medenî her millet.
Lafla olunmaz demokrat,
Güce değil,
Hak hukuka inanacak tek.
Kesatsa işler,
Tez çöker karanlık.
Bağırmaktan tükenir nefesim,
Tükenir umudum, dermanım.
Tükenir canım...
Üstelik hava ne kadar soğuk,
Ey aşk,
Adını çok duydum,
Belki yıllar önce tanıdım da seni,
Görmeyi görmeyi yüzünü unuttum.
Neredesin sen şimdi?
Kırkını aşsan da,
Köpürüp taşsan,
Süzüle süzüle akan bal pınarım.
Kah gürleyip çoşan,
Kah üzüle üzüle koşan,
Günlüme düştüğün günkü gibi saf ve güzelsin,
Antoloji (şiir, edebiyat, sanat) sitesinde birkaç gurupta rastladığım ve fazlasıyla rahatsız olduğum bir mesajın içeriğiyle ilgili görüş belirtmek istediğim için kaleme aldım bu yazıyı. Bu mesajların birisinde bir arkadaş, bazı atasözlerimizin yanlış duygu ve düşünceyi benimsetip yaydığını söylüyordu. Bir başkası da atasözlerimizin çelişkiler içerdiğini örneklerle anlatıyordu.
İyi de atasözlerinin çelişki içermesi, ya da yanlış fikirleri savunması seni ne ilgilendirir,ne rahatsız eder? Bırak isteyen istediği gibi anlasın, yorumlasın; bunu yapmanın bir sakıncası mı var? diyeceksiniz. Var efendim; çünkü biz dedelerimizin değer yargılarıyla yetiştik. Onların yanlış fikirler içermesi, bizim yanlış düşüncelere sahip olduğumuzu, kişilik ve karakterimizin düzgün olmadığını gösterir. Ayrıca insanlar konuşup yazarken fikirlerini kuvvetlendirmek ya da kanıtlamak için başkalarının görüşlerinden yararlanır. En çok da bu maksatla atasözlerine müracaat ederiz. Yani biz bu doğruları kaç milyon kişi ile kaç asırda oluşturduk… Doğrularımıza sahip çıkmayacak mıyız?
Atasözü milletlerin kültür hazinesidir. Bir toplumun - hatta insanlığın- ortak yaşamından doğmuş, ortak tecrübeleriyle kanıtlanmış; ortak aklının, kültürünün ve dilinin ürünüdür. Hatalı duygu ve düşünceler içermesi imkânsız diyebileceğimiz tek edebiyat verimidir. Elbet de duruma göre, kişiye göre doğrular değişir; ancak aklınıza en yatmayan atasözünün bile doğru olduğu yer ve durumlar vardır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!