Sana,şafaklarımızın mavi tonlarına
Kanat çırparak giren güvercinlerin
Şen türkülerini özledikçe
Daha da çok vurulduğumu anladım
Acılarla yüzleştik en sonunda
Sevgilinin gelişini bekledim
istasyonlarda
gömdüğüm tohumun toprağı
zorlayışını…
Evlendim güç bela.
çoluk çocuğa kavuştum yıllar içinde
Eşkıya kesilir gece olunca zaman
İner uykular öncesi odama
Gün ışıyana kadar tutsak eder ruhumu
Yığıştırırım sigara izmaritlerini
Kırmızı ışık ve gözlerin
Duvar kocaman barikat.
Hareketsizim
Fırsatlar-ki-
Anıların kesik tümceleri
Peşine düştüğümde senin
Irmaklar yol verir adımlarıma
Bulut mavileriyle donanır ortalık
Kemanın telleri dillenir
Kırlangıçlar şaşkın uçar
Eskide kalan günlerin hurdalığında aç susuz epeydir bekliyorum. Ötelerdeki tuz çölü yolumu gözlüyor. Postallarımın tabanı düştü düşecek…Arka cebime koyduğum kimlik kağıdımı nereye bıraktım, bilmiyorum. Yakıyor güneş. Çıplak, çırılçıplağım…
Günlerdir söndürülemeyen ormanın içinden köpek ulumaları geliyor. Korkuyor muyum; hiçbir fikrim yok. Çömelip toprağı biraz eşeledikçe yaşamışlıklarımın kokusu geliyor. Boşluğa sarılmaya çoktan razıyım ;boşluk moşluk yok.
sinema şeridi gibi akıyor yenilgilerim.
Bir günah yağmuru koyu ve yoğun ,dolaşıp duruyor üstümde. Yağsa, diyorum ;bir güzel yağsa da ıslatsa beni.
Gece. Gökte mangal ateşleri. Kilitlendiğimiz uykulardan uyanma zamanı…
Yüzümüzdeki maskeleri çıkarmamızı telaş içinde emrediyor nerden geldiğini kestiremediğimiz bir ses.
Kesici ayazlar…Sokak lambaları alnıma şavkıyor.Retinaya ölü pervaneler düşüyor.
Kar taşıyan bulutlar kamburuma yükleniyor.
Kocaman bir hüznü kucaklamaya çalışıyor kollarım…
(delik deşik dumanlar bürür körpe caddeleri
Irmak moloz niyetine aşkları sürüklüyor.)
Güz kapıda.
Bağların bozulması başlar birkaç güne kalmaz
Gittikçe boyu kısalıyor günlerin.
Ahtapot dizginlenemeyen intikam duygusuyla yanıp tutuşuyor
Avuçlarımızı iyice sıkmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden
Antika oluyor sokaklar
Günde kaç kez yokladıysam yoksun
Nasıl bir ikilemse,
Hiç aramamak karşısında
Eritilmiş kurşun dökülüyor güpegündüz.
Bıçağın ağzı zaman
Kuşluklar da küs oldu bize
O parkı menekşeler beziyor nisanda
Bizse çoktan
Kendi kentlerimizden




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti