Dudağımda kopkoyu bir mor
Kendimi yok etme düşüncesi
herhangi bir harabede
Bir selvi dalbudak salarken
uzanmışım dalın en ucuna
sanki göğü karışlıyorum
öteki kuşlar uçuşuyor aynı bulutların arasından geçerek
bir eski model jet pamuk döşüyor ardı sıra
Ekşimiş kirecin kuyusuna sallayın beni
Kurumuş köklere tutunmaya çalışayım
………./Ötedeki masada rakı kadehini kaldırsın ellerin
Nefes alıp verdiğimi
Görmeyin,anlamayın
.
Nedir bu kalabalığı tek kılan
Savrulmak istersen
karşıda kocaman uçurum
Ayrı durma yazgınla
İnatlaşsan da
Takmaz seni ,düşer bir anda egolar
Nasıl söylesem
Dolaşımı sürüyor damarlarımda
Varlığının
Sağımdan sol yanıma kaçıncı koşu
Orada kalış
kaçtım
kül renginde buhur çılgın güz
gibi parmaklarınla
sesimi
kuşlar mıyız gün ortasında
sıyrılıp kendimizden en kavisli yerlerimize
uzandığımız
hangi öpüşle nemlendirilmiş dinginlikler içinse
Bu geceler böyle karartılarla zırhlanır
Suçlara vize verir durmaksızın
Sonra plakları örtük otomobiller pudra kokuları
Korku karışık gülüşmeler kıvrımlı ara sokaklara dalışlar
Yürek atışlarını yiyen kaç arzulayış
Elden ele taşır günah çiçeklerini
Bit pazarının
Yanından geçiyorsun şair
Boş yere bakınma sağa sola
Burada yıpranık sözcükler satılır
Bini bi para
sarmaşık gibi
sanki sen uzanmışsın sabaha
susuşun uzanmış
sadece bulutlara değil
bana da dokunsa parmakların
nanik yapmasa gözlerin




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti