Adını unutturma bize
Söyleyemediğimize say mumun telaşını
Betonu ve demiri üşütür yel
Nicedir sevdaları yırta yırta tükeniyor seyir defterlerimiz
Taşın üstündeki kınaya hüznünü bırakmasan olmazdı sanki
Karanlıkların arşınlandığı dehlizlerdeyiz
Bu yaz aşk bizde konaklayacaktı.
Yitirmedik zamanı
Sırtlanıp çöplüklere boşalttık kalp burukluğunu
Daha gür anımsadık toyluğumuzun
Boy boy aşan ağırlığını
Ayrık sevinçler olmalı
Büyür sevgiler dağlaşarak çağlara
Gereksiniriz başka şeylere mutlaka…
…Bir çıra tutuşturulur ısınmak için ama üşürüz
Akşam,erkenden indirdi perdelerini buralarda.Nusaybin,kendi macerasını yaşamak üzere bir kez daha sustu.Simsiyah ortalık.Gecenin içine hiç alışık olmadığımız sesler düşüyor, ne ki beklediğimiz sesler değil bunlar.Çünkü bir süre daha yüzleşeceğiz bu gerçeklerle..
Keşke bu akşam yazısını aşağıdaki görselde sessiz sedasız duran evde yazıyor olsaydım.Ötelerden gelip kıyıya yanaşan seslerle buluşabilseydim.
Güçlü bir düş,değil mi benimkisi…
Kimileyin bir ses bekleriz; değişmek isteriz o sözcükleri duyunca.P.ONAY’ın şiirinde olduğu gibi.O zaman kendi sesimiz duyduğumuz seslere karışır:
‘’sesin sesime düştü
seslendin / ses verdim
İçine ilk kez düşülen oyunlardan biri miydi
Şarampol sırtlarındaki kesik taşlar mıydı
Sürülse kentin son izleri şeyler kendi olmaktan çıksa mıydı
Görünmese miydi tablolardaki yapmacık bakışlar
Ya çukur aynalar derinleşirse
Malzemeleri şöyle Tatlım
Birazcık....bir iki...yarım...
karabiberle kaya tuzu
Dalyan köftesi değil ama
Nedir mi aitlik
Tutkuları kendine çeken şarapların
Kışkırtıcılığı içinde boylu boyunca uzanan
etrüsklü dilberin uykusuzluğudur
Gök gürültülü sancılarıdır
Tuz ruhu dökülüp üstüne
Çitilenebilir mi bu sensizlikler
Sahi sınanmalı mı bir kez olsun
Ne dersin?
Elini şip tut
İlkin sen açacaksın kutuyu...
Gözümün yaşı hançerleniyor
Ötelerden gelen o sesle
Çünkü
Birden antikaya dönüşüyor her şey
Yankısını tanımaz olan son nefesle
Herhangi bir masal sonlanınca
Bizden birisi bilirsin, çıkar kerevetine
Amorion kentinin ardına değin
Şenlenir kapıları
Öyledir,bir kez daha kendi toprağına dönmez




-
Serap Saylam Şen
-
Fahri Çinçik
-
Xalide Efendiyeva
Tüm YorumlarMuhteşem şiirin usta kalemini yürekten kutluyorum saygılarımla
Dayanılmazlıkların yüklerini taşır..bir tebessüm karşılığına..
imgeler kondurur içinden
kayıtlara geçmemiş şiirlerin..o aranan. arzulanan tebessüm
dev dalgaların arasında gün ışığı...yaladıkca sevdalı yürek atışını..başlar yaşamsal adımların en soylusu..
değerli dostum sayın ...
Kül oldu zaman
Kül oldu deniz.
Çözemedim beyaza iz bırakan dolambaçların zincirlerini
Hayatın labirenti