BEN KARDELENİM
Suskun ve sessiz beklerim toprak altında.
Dağların eteklerinde gizlenen o suret benim.
Zamanı gelmeden çıkartmam başımı.
Kış güneşine bel bağlarım ümitle.
DÖKÜLDÜ
Hakikat yoruldu uzun yollarda,
Yiğitlik anılır eski çağlarda,
Eğriler çoğaldı doğru kollarda,
Yarış atlarından nallar döküldü.
EZELDEN EBEDE
Ol dedi; Âdem’den zuhûr etti cân,
Emriyle nizam buldu arz ile semân,
Rahmet nefhasıyla dirildi her an,
Âlem bir hikmetle kurulmadı mı?
KAL GELDİ BANA
Bir akşam vaktiydi çökerken hüzün,
Gözlerin değince değişti yüzüm,
Baharı yaşadım silindi güzüm,
Karşımda görünce kal geldi bana.
KIRAN KIRANA
Aç olana bölüp ekmeğim verdim,
Üşüdüm diyene hırkamı gerdim,
Varımı yoğumu önüne serdim,
Uzattığım elimi kıran kırana.
KIRIK KANATLARIM
Temmuz ayının sıcağında,
Buz tutmuş hayallerim.
Annemin kucağına oturmuşum, ellerinde ellerim.
Kardamı yattın? a kızım diyor.
LÂL MAKAMINDA
Bir ömür sakladım derdi yakamda,
Ne gözüm yüksekte nede makamda,
Yüreğim kanarken herkes ahkâmda,
Sözlerim mühürlü lâl makamında.
SULTAN ŞEHİR
Yiğido diyarı, Selçuklu şehri,
Tarihin içinden, akışır Sivas.
Kızıldağ'dan doğar uzunca nehri,
Karadeniz sonu, çıkışır Sivas.
VAZGEÇTİM SENDEN
Artık, vazgeçtim senden.
Gidiyorum, senden ve senin olduğun bu şehrinden...
Bu şehrin ışıkları, senin için yansın bundan sonra...
Senin için, sönerim ben.
VİCDAN DEĞİL Mİ?
Doğruyu savunan eğilmez başı,
Ağacı eğerler küçükken yaşı.
Menfaat uğruna eğilen kişi,
İçini kemiren vicdan değil mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!